Bilirsiniz, doğaüstü yaratıkların hepsi hakkında bir sikim bilmiyorsunuz. | Open Subtitles | انتم تعرفون بالنسبة للمخلوقات الخارقة للطبيعة وكل ذلك |
Diğer yaratıkların özel yeteneklerinden faydalanmak insanın doğasında var. | Open Subtitles | - مممم. انها الطبيعه البشريه والتى تستغل القدرات الخاصه للمخلوقات الاخرى. |
Evet, duydum. Oh, canım. Bence sanırım benim aşkım dört bacaklı yaratıklar için toynaklılar ve diğerleri için... | Open Subtitles | سمعت بالأمر. أعتقد من خلال حبى للمخلوقات ذات الأربعة أرجل |
Gezegensiz yaratıklar için apolitik bir bölge olarak dünyayı seçmişler. | Open Subtitles | أرادوا الأرض كمنطقة غير سياسية للمخلوقات التي بدون كوكب. |
Sonra Rönesans geldi ve her şey değişti, yeni bir fikir ortaya atıldı, dendi ki: bireyi, evrenin ortasına, bütün tanrıların ve bilinmezliklerin üstüne yerleştirelim. Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok. | TED | ثم جاء عصر النهضة وتغيّر كل شئ، وحصلنا على هذه الفكرة الكبيرة، وكانت لنضع كل شخص في مركز الكون فوق كل الآلهة والأسرار ، وليس ثمة متسع للمخلوقات الصوفية التي تتلقى الإملاء من الآلهة. |
Onları belirsizlik simgesi olarak alma ve dumansız ateşten yapılmış Cin denilen doğa üstü yaratıklara ait bölgeler olarak görme eğilimindeyiz. | TED | وننظر لها كحيز للمخلوقات الخارقة للطبيعة مثل الجن, المخلوقين من نار لادخان لها وهم رمز للمراوغة. |
Çölün bu gaddar dünyasında ömür boyu... dayanmaya çalışan canlılara... hayran kalarak eve döndüler. | Open Subtitles | ذهبوا للمنزل مع الاعجاب الهائل للمخلوقات التي التي قضت حياتها تقاتل في هذا الصحراء الموحشه. |
Kreeler arasındaki acımasız bir grup diğer yaratıkların DNA'sı ile oynadı. | Open Subtitles | احدى الفصائل بين (الكري) تقوم بتعديل الحمض النووي. للمخلوقات الأخرى جينيا. |
Xerxes insanların kalbinin karanlık köşelerinde yaşayan boş yaratıkların ifadesiz gözlerinin ve değersiz ruhlarının önünden geçti.. | Open Subtitles | "زركسيز) مرّ بأعين شاغرة وأرواح خاوية) للمخلوقات التي تقطن الأركان المظلمة" "لقلوب كلّ البشر" |
Xerxes tüm insanların kalplerinin karanlığında var olan içi boş yaratıkların boş gözleri ve kof ruhlarının yanından geçti. | Open Subtitles | عبر (زركسيس) من الأعين الشاغرةوالارواحالفارغة.. للمخلوقات الجوفاء القاطنة في الزوايا المظلمة من قلب كل رجل. |
Bombardımanın püskürtmesi, küçük yaratıklar için ölümcül olabilir. | Open Subtitles | يُمكن للخنفساء المدفعية ان تكون مُميتة للمخلوقات الاصغر |
Sanırım binanın iskeletinin içinde küçük yaratıklar var. | Open Subtitles | أنا فقط أعتقد أن الشجرة تسمح للمخلوقات داخل الإطار. |
Bu dünyaya ait değilmiş hissi veren yaratıklar tarafından söyleniyorsa, hayır. | Open Subtitles | -ليس أذا كانوا يغنون للمخلوقات الفضائية -لا أستطيع الأتفاق معك ! |
Nemeton doğaüstü yaratıklar için bir fener değil mi? | Open Subtitles | إنّ الـ"نيميتون" منارة للمخلوقات الخارقة للطبيعة، صحيح؟ |
"Orman henüz gençken sihir ve mucize dolu yaratıklara ev sahipliği yapardı. | Open Subtitles | في سالف الزمان، عندما كانت الغابة في ريعان الشباب كانت ملاذا للمخلوقات المليئة بالسحر والعجائب |
Şükürlerini çocukken dinlediği masallardaki yaratıklara sakladı. | Open Subtitles | احتفظت بشكرها للمخلوقات التي سمعت بها أثناء طفولتها، |
Doğaüstü yaratıklara yol gösteriyor. | Open Subtitles | إنها منارة للمخلوقات الخارقة للطبيعة. |
Ama fazlası yaratıklara aitti. | Open Subtitles | ولكن "المزيد" ينتمي للمخلوقات |
Ama, Profesör, Renfield'in isteği hep küçük canlılara karşı oldu. | Open Subtitles | و لكن, أستاذ, شهوات (رينفيلد) كانت دائماً للمخلوقات الصغيرة |