| Ev sahibemiz, Bayan Sutton, sahip olduğu hazinenin en önemli parçalarından birini, en ünlü Sutton mücevherlerinden birini, açık artırmaya koydu. | Open Subtitles | مضيفتنا، السيدة ساتن، يرفع للمزاد أحد أكثر عزيزها الأملاك، أحد المشهور جواهر ساتن. |
| Belli ki, Gundars bu partide uçağı açık artırmaya çıkaracak. | Open Subtitles | من الواضح أن جاندرز يستخدم تلك الحفلة كستار للمزاد على تلك الطائرة |
| Açık arttırma için söylüyorum. | Open Subtitles | التي كنت أخبرك عنها للمزاد العلني |
| Öldü, zaten bu yüzden her şeyi müzayedeye çıkıyor. | Open Subtitles | نعم , ما يعني ان كل المباني ستعرض للمزاد |
| Bu resim yarın açık arttırmaya çıkacak ve satılırsa ön kapıdan çıkar gider. | Open Subtitles | تلك اللوحة ستذهب للمزاد غداً وسوف تباع وتخرج من الباب |
| Güneş açık arttırmanın ilk gününde doğdu, yakında her yer yakılıp yıkılacak. | Open Subtitles | "ها هنا الشمس تشرق في اليوم الأوَّل للمزاد حيث ستتناحر كافّة الأطراف" |
| Gelecek ayki galada düzenleyeceğim müzayede için fotoğraflarına ihtiyacım var. | Open Subtitles | لأني أحتاج لبعض صوره. للمزاد الصامت في احتفال الشهر المقبل. |
| Belli ki, Gundars bu partide uçağı açık artırmaya çıkaracak. | Open Subtitles | من الواضح أن جاندرز يستخدم تلك الحفلة كستار للمزاد على تلك الطائرة |
| Benim de açık artırmaya için verecek çok özel bir şeyim var Toledo şehir konseyi toplantısına, benim VIP misafirim olarak katılmak. | Open Subtitles | لدىّ شىء حصرى أود التبرع به للمزاد حضور جلسة للمجلس كضيف مهم |
| O yüzden şahsi sanat koleksiyonumdan bir tabloyu açık artırmaya çıkarmaya karar verdim. | Open Subtitles | فجليّ أن علي القيام بأمر مبتكر ومثير. لذا قررت أن أعرض للمزاد احدى مقتنياتي الفنية. |
| Geçen ay, açık artırmaya iki paket kırmızı bakır gönderdik. | Open Subtitles | الشهر الماضي ارسلنا طردين من النحاس الأحمر للمزاد |
| 254 açık arttırma için işleme tabii tutuldu. | Open Subtitles | الرقم 254 مجهَز للمزاد |
| Gizli açık arttırma için gönüllü oldum. | Open Subtitles | لقد تتطوعت للمزاد الصامت |
| Linette, duydum ki açık arttırma için güzel renk seçiminde bulunmuşsun. | Open Subtitles | تأمين عرض قص و صبغه للمزاد |
| Lütfen, müzayedeye gelen teslimatlar için alttaki yolu kullanınız. | Open Subtitles | جميع المستلمه للمزاد على الطريق المنخفض ، من فضلك |
| iyi yanindan bakarsak, bu hafta kimse kovulmadi ve isyeri, müzayedeye çikmadi. | Open Subtitles | المنظور الجيّد... لمْ يُطرد أحد في أسبوع، والأعمال لمْ تذهب للمزاد أبداً. |
| Biri senin yerine imzalayıp müzayedeye göndermiş o zaman. | Open Subtitles | احدهم وقّع الكتاب من اجلك , و ارسلها للمزاد |
| Düşündüm de, açık arttırmaya çıkması için ona gelinlik giydirmeleri gerçekten çok iğrenç. | Open Subtitles | أعتقد من المقرف وضعهن في ثوب زفاف للمزاد |
| Memur Boyer arabanızı hacizlemekle kalmamış açık arttırmaya çıkarmış ve öğleden sonra satılmış. | Open Subtitles | لكنه ارسلها للمزاد ايضا وقد بيعت ظهرا |
| Lafı fazla uzatmadan açık arttırmanın ilk nesnesini sunmak istiyorum Aziz Pavlus'un Kayıp Zincirleri! | Open Subtitles | ، دون مزيداً من الضجة أود أن أقدم لكم القطعة الأولى التي سنعرضها للمزاد (السلاسل المفقودة للقديس (بول |
| Buckland müzayede evinin bu bölgedeki yeni Başkan Yardımcısı olarak yeni milenyum için yeni bir rotayı uygulamaya koyacağım. | Open Subtitles | بصفتي نائب المدير المحلّي الجديد لمزادات، باكلاند سأقوم بتطبيق نظام جديد للمزاد للألفية الجديدة |
| Eşiniz dairenizdeki eşyaları... üç saygın açık artırma şirketi aracılığı ile nakde çevirmiş. | Open Subtitles | ...لقد باع زوجك محتويات الشقه من خلال ثلاث معارض للمزاد وصرف كل المال الخاص بهم |