| Bu, akbabalara cazip gelen şeyin beyin olduğunu ve akbaba davranışını çalışmanın kanıtları bir araya getirmeye nasıl yardımcı olduğunu göstermektedir. | TED | هذا يشير إلى أن المادة الدماغية كانت طعماً للنسور ويوضح كيف يمكن لدراسة سلوكيات النسور أن تساهم في جمع بعض الأدلة. |
| Dediğim gibi burası Zerdüştlerin ölülerini akbabalara bıraktıkları yer. | Open Subtitles | كما قلت لك هنا يترك الزرادشتين قتلاهم للنسور |
| Kendi yumurtalarını gömmeye çalışanlar diğerlerini topraktan çıkarıp akbabalara hediye ediyor. | Open Subtitles | بينما يحاولون دفن بيضهم, يقومون بحفر اماكن الآخرين. انها هدية بالنسبة للنسور. |
| Sen büyüyeceksin, Eagles'da çalacaksın istersen böyle garip kıyafetler içinde de çalabilirsin. | Open Subtitles | أنت ستكبر --تلعب للنسور إذا تريد اللعب مع جماعة شريرة مثل تلك |
| "İ" düzenindeler. Eagles için ölüm kalım anları. | Open Subtitles | الفريق يقف علي شكل حرف أ انها محاولة حياة أو موت بالنسبة للنسور |
| Ancak akbabalar, ne kadar doğal atıkları kolayca sindirebilseler de insan yapımı kimyasallar ayrı bir konu. | TED | لكن بينما يمكن للنسور هضم النُفايات الطبيعية بسهولة، فنُفايات الإنسان الكيميائية تلك قصة أخرى. |
| Hindistan'da sığır tedavisinde yaygın bir ilaç olan diklofenak akbabalar için ölümcüldür | TED | دِيكلُوفِيناك، عقار بيطري يستخدم في علاج الماشِيَة في الهند، مُميت للنسور. |
| Kartallara Özel, size daha kalın, daha gür, daha doğal saçlar verir. | Open Subtitles | فقط للنسور سوف نعطيك شعر غني وطبيعي اكثر, |
| Kartalların yola çıkma vakti geldi. | Open Subtitles | لقد حان وقت المغادرة بالنسبة للنسور. |
| Çukurlarda kim cinayet işlediyse bir adamın cansız bedenini rüzgâra ve akbabalara kim bıraktıysa gömme onurunu yaşatmadıysa, öne çıksın. | Open Subtitles | أياً من قتل الشخص الذي في المقبرة أياً من ترك الجثث في الهواء و للنسور دون أن يكرمها بدفنها |
| Gafletle düşündüm ki kardeşinizin kafasının bedeninden ayrılıp toprağa düştüğünü ve bedeninin akbabalara bir ziyafet olduğunu hayal ediyorsunuz. | Open Subtitles | أنا بحماقة افترضت أنك كنت تحلم برأس أخيك ..وهي تتدحرج في التراب وجسده، وليمة للنسور |
| Gafletle düşündüm ki kardeşinizin kafasının bedeninden ayrılıp toprağa düştüğünü ve bedeninin akbabalara bir ziyafet olduğunu hayal ediyorsunuz. | Open Subtitles | أنا بحماقة افترضت أنك كنت تحلم برأس أخيك ..وهي تتدحرج في التراب وجسده، وليمة للنسور |
| Yarın ay doğarken, akbabalara leş olacaksın! | Open Subtitles | مع طلوع قمر الغد ستكون طعاما للنسور |
| akbabalara daha çok yemek çıktı. | Open Subtitles | هذا يعني المزيد من الطعام للنسور |
| Babam ve 162 soylu Meereen vatandaşı, halen o tahtalara çivili bir şekilde güneşte çürüyerek akbabalara yem oluyor. | Open Subtitles | (والدي و162 نبيلاً من (ميرين لا يزالون مسمر في تلك الأماكن كجيف للنسور يتعفنون في الشمس |
| Wes Porter kullanacak. Eagles onu yine durdurdu. | Open Subtitles | ويس بورتر سوف يعبر كلا ، لقد اوقفته للنسور مرة أخرى |
| Eagles'ı 17-14 yeniyorlar. | Open Subtitles | اوكافين 17 مقابل 14 للنسور |
| Üstelik deniz meltemleri yüksek binalar çarpıp yükselince akbabalar için bir uçuş şöleni ortaya çıkıyor. | Open Subtitles | و كما تضرب نسائم البحر المباني الشاهقة, أنها تخلق ركوب الكرنفال بالنسبة للنسور. |
| Bir çekiç ile ufalanıp akbabalar tarafından yenmesi ihtimalini en aza indirir. | Open Subtitles | وبعده تحطمها بالمطرقة والذي سمح برؤيةأفضل للنسور لإلتهام البقايا |
| - Kartallara mı bakıyorsun? - Sana diyorum! | Open Subtitles | هل تراقب للنسور ؟ |
| - Hey, Kartalların taşakları olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | -انا لا أعرف إذا كان للنسور خصيتان |