| Kendine bir bak Zack. Kendine Ne yaptığına bir bak. | Open Subtitles | انظر إلى نفسك يا "زاك" انظر لما تفعله بنفسك |
| Ne yaptığına dikkat et. | Open Subtitles | انتبه لما تفعله |
| Sana bu gece yaptığın şey için ne kadar hayran olduğumu söylemek istiyorum. | Open Subtitles | في الحقيقه كنت أريد أن أقول لك كم أقدرك لما تفعله الليله |
| O viskiye yaptığın şey için. Buzla viskiyi katlettiğin için. | Open Subtitles | لما تفعله بذلك المشروب ترعبه بالثلج |
| Ne yaptığının farkında mısın, bay Green? | Open Subtitles | هل أنت مدرك لما تفعله يا سيد جرين ؟ تمهل يا جاك |
| Ne yaptığınızın farkında mısınız Bay Green? | Open Subtitles | هل انت مدرك لما تفعله يا سيد ( جرين ) ؟ |
| Bu tür şeyler için kullanılan bir kelime var. | Open Subtitles | و يوجد اسم لما تفعله |
| Bana Ne yaptığına bak! Sandalyeye bağlıyım! | Open Subtitles | أنظر لما تفعله بي, إني مقيد بكرسي! |
| Ve bunu alıp, kültürün Ne yaptığına dair bu fikri ele alıp hayatın evrimindeki uzun süreli gidişata eklersek, hayattaki büyük geçişlerin hepsinde meselenin aslında evrimin oluş şeklini hızlandırma ve değiştirme olduğunu görüyoruz. | TED | وعندما نأخذ ذلك، نحن نأخذ هذه الفكرة لما تفعله الثقافة ونضيفه إلى أسقاطات المدى البعيد -- مجدداً، في تطور الحياة -- سنجد أن كل حالة -- كل تحوّل رئيسي في الحياة -- محوره يدور في إسراع وتغيير الطريقة التي يحدث بها التطور. |
| Junior, şunun Ne yaptığına bir bak! | Open Subtitles | (انظر لما تفعله يا (جونيور |
| Burada yaptığın şey için yanacaksın. | Open Subtitles | ستُحرق, لما تفعله هنا. |
| Bak, yaptığın şey için minnettarım ama... | Open Subtitles | انظر، أنا ممتن لما تفعله لكن... . |
| Bu tür şeyler için kullanılan bir kelime var. | Open Subtitles | و يوجد اسم لما تفعله |