| peşimize birisini yollamaları an meselesi. | Open Subtitles | لذا لن تمر فترة طويلة قبل أن يرسلوا شخص لملاحقتنا |
| Er ya da geç günahlarımız peşimize düşüyor. | Open Subtitles | عاجلا أو آجلا، خطايانا تعود لملاحقتنا. |
| ATS* peşimize düşecek, | Open Subtitles | سيأتي العملاء لملاحقتنا |
| peşimizden buraya kadar geleceklerini tahmin etmemiştim. | Open Subtitles | لم أعتقد أبداً أنهم سيأتون هنا لملاحقتنا |
| Ben'i haklayanın peşimizden gelmeyeceğini ne biliyoruz? | Open Subtitles | ولكن كيف نعلم أن تلك التي التهمت "بن" لن تأتي لملاحقتنا ؟ |
| peşimizden gelecekler. | Open Subtitles | سياتون لملاحقتنا |
| İzni olmadığı halde dünyanın öbür ucundan kalkıp peşimize düşüyor ve bizi buluyor. | Open Subtitles | دون مساعدة لملاحقتنا |
| Davies peşimizden uçakları gönderdiğinde babam ona TX-14 gazı formülü söylediği bir şey gönderdi. | Open Subtitles | حين أرسل (ديفيس) الطائرات لملاحقتنا أرسل له أبي تركيبة غاز (تي إكس 14) |
| Peter Yogorov'un peşimizden gelecek cesareti yok. | Open Subtitles | (يوغوروف) ليست لديه الجرأة لملاحقتنا |