Ray, bu gece randevuna gitmene izin verirsem, işleri benim istediğim şekilde halletmeye razı mısın, değil misin? | Open Subtitles | راي ، هل اتفقنا أم لا؟ على أنه لو تركتك تذهب لموعدك الليلة؟ سنقوم بما كنت أريد أن نقوم به اليوم؟ |
Ray, bu akşamki randevuna gitmek istiyorsan bugün benim arzu ettiğim şeyleri yapacağımıza dair seninle bir anlaşmaya vardık mı, varmadık mı? | Open Subtitles | راي ، هل اتفقنا أم لا؟ على أنه لو تركتك تذهب لموعدك الليلة؟ سنقوم بما كنت أريد أن نقوم به اليوم؟ |
Ne yaptığını sanıyorsun Liz? Hayvanat bahçesinden aradılar, randevuna gitmemişsin. | Open Subtitles | حديقة الحيوان فقط ودعا، يقولون انهم لم يحضر لموعدك. |
Büyük randevun için iyi görünmek istemez misin? | Open Subtitles | أنت تريد ان تبدو جميلًا لموعدك الكبير، ألا تريد ذلك؟ |
Bitirebilmem için biraz daha zaman gerekiyor. Eğer senin yetişmen gereken bir randevun varsa ben kendim çıkabilirim. | Open Subtitles | بضع دقائق اضافية لأنتهي اذا اردت المغادرة لموعدك ساخرج بنفسي |
Bu randevuya gitmeyin. O, evli bir kadın. | Open Subtitles | لا تذهب لموعدك إن المرأة متزوجة |
Bir sonraki randevuya ihtiyacınız var mı? | Open Subtitles | هل انت بحاجة للتسجيل لموعدك القادم ؟ |
Gaza basarsan randevuna bile yetişebilirsin. | Open Subtitles | الى ن-7 و اذا كنت فعلا قد انطلقت اليه فربما وصلت لموعدك في الوقت المناسب |
randevuna hazırsın artık. | Open Subtitles | وأنت الآن مستعد لموعدك الغرامي |
Sen işe dön. Sen de randevuna dön. | Open Subtitles | انت اذهب للعمل انتِ اذهبي لموعدك |
Senin yerine Alex'le olan randevuna gittim. | Open Subtitles | لقد ذهبت لموعدك مع اليكس |
Sen randevuna git. Sevgililer Günü'n kutlu olsun. | Open Subtitles | اذهب لموعدك عيد حب سعيد |
Ernie'ye ben bakıyorum. Sen randevuna gidiyorsun. İşte. | Open Subtitles | سوف أرعى " إرنى وانت تذهب لموعدك |
Çünkü eve gidip randevun için üstünü değiştirmen gerek. | Open Subtitles | لانه يجب علينا الذهاب لمنزلك وتبديل الملابس لموعدك |
Kristen'la olan büyük randevun için iyi bir arabaya ihtiyacın vardı. | Open Subtitles | لموعدك الغرامي مع (كريستن) ستحتاج لسيّارة فاخرة |
Hey. Ivan la randevun için her şeyi aldınmı? | Open Subtitles | مرحبًا، هل أحضرتي جميع الأغراض لموعدك مع (إيفان) |
Elindeki ne? Wilson'la olan randevun için özel iç çamaşırı mı? | Open Subtitles | ملابس داخلية خاصة لموعدك مع (ويلسون) |
Rae ile büyük randevuya hazır olduğunu düşünmüştüm. | Open Subtitles | اعتقدت انك تتجهزين لموعدك مع ري ؟ |
O randevuya git tamam mı? | Open Subtitles | اذهب لموعدك , حسنا ؟ |