| Ama aynısı benim başıma gelince bir hafta bile dayanamadım. | Open Subtitles | ولكن عندما حدث الأمر لي لم أتحمل حتى لأسبوع واحد |
| Gün be gün bunları peş peşe içmeni görmeye dayanamadım. | Open Subtitles | لم أتحمل أن أراكِ تبتلعين تلك الحبوب يوماً إثر يوم |
| Buna dayanamadım, hayatta kalmak için saklandım. | Open Subtitles | لم أتحمل الامر .. لذا أختفيت حتى أبقى حياً |
| Ben sadece B.O.B.ı kahrolmuş olarak görmeye katlanamazdım, tamam mı? | Open Subtitles | لم أتحمل رؤية بوب مكسور الفؤاد |
| O orospuya katlanamazdım. | Open Subtitles | مهما يكن لم أتحمل ذلك الغبي |
| seni tekrar kaybetmeye dayanamazdım kendimi nasıI ihanete uğramış olduğum hakkında fikrin var mı? | Open Subtitles | لم أتحمل مجرد التفكير بأن أفقدك مجدداً هل تعرفين قدر الألم الذي أشعر به الآن؟ |
| dayanamadım. Sadece dayanamadım. | Open Subtitles | . لم أتحمل ذلك لم أتحمل ذلك فحسب |
| Seni avam kısımda düşünmeye dayanamadım da, Jones. | Open Subtitles | لم أتحمل أن أتخيل وجودك في درجة ثالثة. |
| Her gece onun öksürmesini dinlemeye dayanamadım. | Open Subtitles | لم أتحمل سماع تألمها كل ليله فقط |
| Buna dayanamadım. O yüzden de hayatta kalmak için saklandım. | Open Subtitles | لم أتحمل الأمر، لذا اختفيت لأبقى حياً |
| Ama zavallı çocuğun bütün parasını kaybettiğini görünce dayanamadım. | Open Subtitles | لكن مشاهدة هذا الفتى المسكين يخسر كل ما لديه... لم أتحمل ذلك. |
| Bu güzel kıyafetin altında yıpranmış çarık giydiğini görmeye dayanamadım. | Open Subtitles | لم أتحمل رؤيتك... ترتدين هذه الملابس مع حذاء القش القديم هذا. |
| Ama dayanamadım. | Open Subtitles | ولكن أنا.. تعلم، أنا فقط لم أتحمل هذا. |
| Orada kalmaya bir saniye daha dayanamadım. | Open Subtitles | لم أتحمل ثانية أخرى بهذا المكان |
| Şey, bilmiyorum üzgün olduğunu görünce dayanamadım ve durumu düzeltmek için bir şeyler yapmak istedim. | Open Subtitles | ...لا أعلم , إنه مجرد لم أتحمل فكرة بقاءك حزينة من أجلها و كان بإمكاني أن أفعل شيئاً |
| dayanamadım Tony, söylediği şeye. | Open Subtitles | . (لم أتحمل ذلك ، يا (طوني لم أطق سماع ما قال |
| O orospuya katlanamazdım. | Open Subtitles | مهما يكن لم أتحمل ذلك الغبي |
| Seni tekrar kaybetmeye dayanamazdım. | Open Subtitles | لم أتحمل مجرد التفكير بأن أفقدك مجدداً |
| Onun yüzüne bakmağa dayanamazdım. | Open Subtitles | لم أتحمل النظر لوجهها |