"لم أفكّر" - Traduction Arabe en Turc

    • hiç düşünmemiştim
        
    • bunu düşünmedim
        
    • aklıma gelmemişti
        
    • sanmıyordum
        
    • düşünmediğim
        
    • düşünmüyordum
        
    • hiç düşünmedim
        
    Ünlü birisinin olduğunu söylemişlerdi ama sen olduğunu hiç düşünmemiştim. Open Subtitles لقد أخبروني إنّه ملك لشخص مشهور ولكنّ لم أفكّر فيك
    Şu ana kadar hiç düşünmemiştim. Open Subtitles ألا تعتقدين أنّه بإمكاني أن أكون خبيثة؟ حسناً ، لم أفكّر بذلك حتّى الآن
    -Ah, hayır, kesinlikle bunu düşünmedim bayım. Open Subtitles - .أوه، لا، أنا لم أفكّر كذلك مطلقاً، يا سيد -
    Ailemin buna para verebileceği aklıma gelmemişti. Open Subtitles لم أفكّر أن أبوايّ يمكن أن يتحمّلا تكاليف شريحة
    Seni bir daha görebileceğimi sanmıyordum ben. Open Subtitles أنا لم أفكّر بأنّني أبدا سأراك ثانية، تعرف
    Hiç düşünmediğim kırmızı halıdan geçmem gerekiyor. Open Subtitles ،يجب أن أمُـرّ من خلال الممر الأحمر، الذي لم أفكّر بهِ أبداً
    Size bir şey söyleyeyim zeminde yattığım o anda kesinlikle kendimi düşünmüyordum. Open Subtitles "سأخبركم شيئاً في اللحظة التي كنتُ بها على الأرض"، لم أفكّر بنفسي مطلقاً.
    Seni hiç düşünmedim değil ama öncelikli olan kendimdi. Open Subtitles حسناً، ليس الأمر وكأنني لم أفكّر بك أبداً ولكنني كُنت الأولى
    İyi bir noktaya değindin, daha önce hiç düşünmemiştim. Open Subtitles إن نقطة جيدة، لم أفكّر بشأن ذلك من قبل
    Demek istediğim, ben bunu hiç düşünmemiştim bile. Open Subtitles أعني، لم أفكّر بالأمر حتّى لا.
    Bunu daha evvel hiç düşünmemiştim, ama şimdi sen söyleyince ve üstüne de biraz konuşunca... Open Subtitles لم أفكّر بذلك سابقاً، لكن بما أنّك تقولها و نحن نتطرّق للموضوع...
    Senin yaptığını hiç düşünmemiştim ki zaten. Pederin öldüğünü söylemek için aradım. Open Subtitles "لم أفكّر قطّ بأنّك الفاعل، اتّصلت لأعلمك بأنّ القسّ مات"
    Sanırım haklısın. Bu konuda hiç düşünmemiştim. Open Subtitles أفترض أنك محق، لم أفكّر بذلك أبدًا.
    -Ah, hayır, kesinlikle bunu düşünmedim bayım. Open Subtitles - .أوه، لا، أنا لم أفكّر كذلك مطلقاً، يا سيد -
    bunu düşünmedim sanma. Open Subtitles -لا تظن أنّني لم أفكّر بذلك . -حسنًا .
    Uzun zamandır bu gece aklıma gelmemişti. 1919 yılı, Fransız Opera Binası'nda yangın çıkmadan evvel. Open Subtitles لم أفكّر في هذه اللّيلة منذ عصور عام 1919 في دار الأوبرا قبل احتراقها
    Bu hiç aklıma gelmemişti. Harika bir fikir. Open Subtitles لم أفكّر بذلك قط هذه فكرة عظيمة
    Bu hiç aklıma gelmemişti. Open Subtitles لم أفكّر في ذلك
    İkiye kadar bile gelebileceğini sanmıyordum. Open Subtitles أنا لم أفكّر حتى أنت يمكن أن تجعله إلى إثنان.
    Dışarıda çok daha fazlası var. Denemediğim bir çok şey var. Hatta denemeyi düşünmediğim şeyler bile var. Open Subtitles هناك الكثير ممّا لا أعرفه, هناك أشياء لم أجرّبها, وأخرى لم أفكّر حتى بتجربتها.
    Geri geleceğini düşünmüyordum. Open Subtitles لم أفكّر أنك ستكوني عدت
    Bilmiyorum. Bunu hiç... düşünmedim. Open Subtitles لا أعلم، لم أفكّر بالموضوع والتفاصيل بعد

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus