| - Yo-yo'mu kırdığın zamanı hatırlıyor musun? - Yo-yo'nu ben kırmadım. | Open Subtitles | هل تذكر عندما كسرت لعبتي أنا لم أكسر لعبتك |
| Ama akla yatkındı. Hiçbir yerimi kırmadım. | Open Subtitles | نعم، لقد ظننت ذلك لأني لم أكسر شيئا من قبل |
| "Hayır efendim, pencereyi ben kırmadım. " | Open Subtitles | كلا يا اُختاه أنا لم أكسر النافذه |
| Boynunu kırmadığım için memnunum. | Open Subtitles | إني مسرورٌ لأني لم أكسر رقبتك |
| Boynunu kırmadığım için şanslısın! | Open Subtitles | أنت محظوظ أننى لم أكسر رقبتك |
| Ama kuralı bozmadım. | Open Subtitles | شكرا جزيلا. لكني لم أكسر التمثال. |
| Kural çiğnemedim. Bir suç girişimini engellemek için araya girdim... | Open Subtitles | لم أكسر أي قانون , لقد تدخلت لمنع نشاط إجرامي |
| Kaburgalarını ben kırmadım. Adam rüzgardan düştü. | Open Subtitles | لم أكسر ضلوعه، هو من تهوّر وأذى نفسه. |
| Şansıma diğer kalçamı da kırmadım. | Open Subtitles | ولحسن الحظ أنني لم أكسر فخذي الآخر |
| Neden onun bacaklarını kırmadım? | Open Subtitles | لماذا لم أكسر ساقيه؟ |
| - Evet, sen kırdın. - Yo-yo'nu ben kırmadım. | Open Subtitles | أجل أنت أنا لم أكسر لعبتك |
| Gözlüğünü ben kırmadım. | Open Subtitles | لم أكسر نظاراتك |
| O tabağı ben kırmadım. | Open Subtitles | أنا لم أكسر الطبق |
| Boynunu kırmadığım için, kendini şanslı say. | Open Subtitles | -أنت محظوظ لأنني لم أكسر عنقك |
| Yeminimi bozmadım. | Open Subtitles | أنا لم أكسر أي عهداً |
| Protokolü çiğnemedim, eğer sorduğun buysa. | Open Subtitles | لم أكسر القواعد، لو أن هذا ماتسأل عنه |
| Herhangi bir yasayı çiğnemedim. | Open Subtitles | لم أكسر أيّ قانون |