| Bu kapıyı açmazsan, avukatımla ciddi bir sorunun olacak. | Open Subtitles | ستقع فى مشكلة مع المحامى الخاص بى اذا لم تفتح هذا الباب الان |
| Eğer kapıyı açmazsan, seni mahvedeceğim. | Open Subtitles | إذا لم تفتح الباب سأمزقك كمنديل وسط حفل للعطاس |
| Sinyor, eğer bu kapıyı açmazsanız, hepsini yiyeceğiz ve size hiçbirşey bırakmayacağız. | Open Subtitles | سيدي إذا لم تفتح الباب سوف نأكل كل شيء ولن نترك لك شيء |
| Yani tamam, evine gittim ama kapıyı açmadı. | Open Subtitles | أعني، نعم، قصدتُ منزلها ولكنّها لم تفتح الباب |
| Doktor ameliyat esnasında elini açmadığını söyledi. | Open Subtitles | قال الطبيب بأنك لم تفتح يدك خلال العملية. |
| Ve on üçüncüde bir sorun yaşadım, paraşüt açılmadı ve bende yedek olanı çektim. | Open Subtitles | وفي الثالثة عشرة وقعت في ورطة، حيث لم تفتح المظلة، واضطرر لسحب الإحتياطية |
| Ne zaman ki ona çok kızgındın onun mektuplarını açmadın ki. | Open Subtitles | عندما كنت غاضبا جدا منه, لذلك أنت لم تفتح رسالته. |
| Diğer tarafa geçit açmakla kalmadın. - Oradan beni de getirdin. | Open Subtitles | لم تفتح باباً للعالم الآخر وحسب، بل جئتَ بي إلى هنا. |
| açmazsan kapıyı kırarım. | Open Subtitles | سأحطم الباب إن لم تفتح لا تظن بأني لن أفعل. |
| Hadi oğlum, zırvalamayı bırak. açmazsan eve nasıl döneceğiz? | Open Subtitles | وكيف نحن سوف نذهب للمنزل ، إذا لم تفتح الأبواب؟ |
| Kapıyı hemen açmazsan resepsiyondan birilerini çağırırım! | Open Subtitles | إذا لم تفتح الباب أيها الحقير، سأستدي المدير |
| İçeri amonyum distrat salıyoruz. - Kapıyı açmazsanız, öleceksiniz. | Open Subtitles | إننا نغذيها بغاز "ديستريت الأمونيوم" فإن لم تفتح الباب، ستموت |
| Kapıyı açmazsanız bu orospunun boğazını keserim! | Open Subtitles | "سأقطع عنقك هذه العاهرة إن لم تفتح هذا الباب!" |
| Ama o kapıyı açmazsanız hepimizi öldürecek. | Open Subtitles | ولكنك لو لم تفتح ذلك الباب، سوف يقتلنا. |
| Ağzını açmadı ya da dilini dilime değdirip hareket ettirmedi ama beni öptü ve inanılmazdı. | Open Subtitles | هي.. لم تفتح فمها او وضعت لسانها على لساني,مثل.. |
| Daha gözlerini bile açmadı, ve onu sınırdışı mı edecekler? | Open Subtitles | حتى إنها لم تفتح عينيها بعد ويريدون أن يرحلوها؟ |
| 2-3 gündür dükkânı açmadığını söyledi. | Open Subtitles | يقولون انها لم تفتح متجرها بقالها يومين - ثلاثه |
| Bu kutuyu açmadığını söyle, lütfen? | Open Subtitles | ... لنقل لم تفتح هذه , أليس كذلك؟ |
| Temiz atladı ama paraşütü açılmadı. | Open Subtitles | لقد قفز قفزة سليمة و مظلته لم تفتح |
| Niye açmadın ki camı? | Open Subtitles | لماذا لم تفتح النافذة؟ |
| Sadece diğer tarafa bir geçit açmakla kalmadın. | Open Subtitles | لم تفتح مدخلاً للعالم الآخر فقط. |
| Bu döneme kadar da açılmamış. | Open Subtitles | و لم تفتح من جديد إلا في هذا الفصل الدراسي |
| Büyük paraşüt açıldığında, açılmazsa ikinci bir paraşüt olduğunu biliyorduk ve bu güzel bir saat mekanizmasında çalışıyor. | TED | وعندما فتحت المظلة العملاقة، عرفنا أنه إذا لم تفتح هنالك مظلة أخرى، التي تعمل حسب آلية ساعة صغيرة لطيفة. |