| Bizimle oturup bir içki alır mı diye sorduk. Nişanlı olduğunu bilmiyorduk,değil mi? | Open Subtitles | ثم طلبنا منها شُرب مَشروباً معنى لم نعلم أن لديها خطيب |
| Ama, çıkardıkları gazın yanıcı olduğunu bilmiyorduk. | Open Subtitles | لم نعلم أن الغاز اللذي يطلقونه قابل للإشتعال |
| Komisere de anlatmıştık. Paranın sahte olduğunu bilmiyorduk. | Open Subtitles | كما أبلغنا الرقيب، لم نعلم أن المال كان مزيفاً |
| Fakat griffinin gerçekten olduğunu bilmiyorduk. | Open Subtitles | ولكننا لم نعلم أن الجرايفين حقيقى |
| Evin bir seçenek olduğunu bilmiyorduk. | Open Subtitles | لم نعلم أن العودة للديار خيار ممكن. |