| Ve röportaj olayında birşeyler söylenmesi gerektiği kısmından sana hiç bahsetmedi, öyle mi? | Open Subtitles | فهمت. وهو لم يذكر جزء المقابلة بالواقع قال لك أن تقول شيء ما؟ |
| Hızdan bahsetmedi. Gözümüz sürekli hareket halindedir, gözlere, burunlara, dirseklere, çevremizdeki ilginç şeylere bakar. | TED | لم يذكر السرعة . عينك بإستمرار في حركة تتحرك , تنظر إلى العيون , الأنف, المرفقين تنظر إلى الأشياء المهمة في ا لعالم |
| Ama koleksiyonuyla ilgili hiçbir şey söylemedi hatta sanatı sevmediğini söyledi. | Open Subtitles | ليس فقط انه لم يذكر شيئاْ عن مجموعتك لقد قال انه لا يحب الفن على الإطلاق |
| - Bay Ogden bana evraklarla ilgili şey söylemedi. | Open Subtitles | السيد اوجدين لم يذكر لي اي شي? عن الاوراق |
| Vietnam' da savaştığını biliyordum, ama hiç bahsetmemişti. | Open Subtitles | أعرف أنه حارب في فيتنام لكنه لم يذكر شيئاً عنهم |
| Gerçi burda bu kadar kısa kalacağından hiç söz etmemişti. | Open Subtitles | ولكنه لم يذكر أن إقامته ستكون قصيرة جداً |
| Hiçbirimiz Ray Brower'dan söz etmedi, ama hepimiz onu düşünüyorduk. | Open Subtitles | لم يذكر أياً منا راي براور لكن الكل كان يفكر فيه |
| Bu noktada, çocukların hiçbiri donörden bahsetmedi. | TED | حتى هذه اللحظة، لم يذكر أحد من الأطفال مانح الحيوان المنوي. |
| Pete Riggs'le kavga ettiğini söyledi, ama senin de orada olduğundan bahsetmedi. | Open Subtitles | لكنه لم يذكر كنتم الحالي. من آل رجل ستاندوب. |
| Cihad'dan, Allah'tan, kafirlerden hiç bahsetmedi. | Open Subtitles | لم يستخدم الخطبة المعهودة لم يذكر الجهاد، الله، الكفار |
| Hiç yıldönümümüzden bahsetmedi. | Open Subtitles | جيم كان مشغول جدا مؤخرا فهو لم يذكر حتى، عيدنا السنوى اظن انه نسى حقا؟ |
| Sanırım Bay Elder yemekte sana bundan bahsetmedi, değil mi? | Open Subtitles | اعتقد ان السيد ايلدر لم يذكر ذلك عندما تناول العشاء معك اليس كذلك ؟ |
| Bir şey söylemedi ama sanırım, 10 bin - ya da 15 bin... | Open Subtitles | إنه لم يذكر ذلك. لكنني أعتقد أنه عشرة خمسة عشر ألفاً الآن. |
| Kimse baş parmağımı kaybedebileceğimi söylemedi. Bütün konuşmayı hatırlıyorum. | Open Subtitles | لم يخبرني أحد عن فقدان أصابع لم يذكر فقدان أصابع |
| Yani sana Adalet Bakanlığı'na gittiğini söylemedi ? | Open Subtitles | اذا لم يذكر بأنه كان ذاهباً إلى وزارة العدل؟ |
| Kimsede arabada seks hakkında bir şey söylemedi. | Open Subtitles | لم يذكر أحداً ما شيئاً عن مضاجعة في السيارة |
| Sang Hoon şimdiye kadar hiç işinden bahsetmemişti. | Open Subtitles | سانج هون لم يذكر مطلقاً ولو لمرة شيئاً يتعلق بعمله. |
| Orada domuzdan daha büyük bir şey Yok. Eski mal sahibi hiç bir şeyden bahsetmemişti. | Open Subtitles | ليس لدينا شيء هنا أكبر من الخنزير المالك السابق لم يذكر أيّ شيء |
| Dişçi, cinayet gecesi Mitch Wagner'la geri döndüğünden söz etmemişti. | Open Subtitles | طبيب الاسنان لم يذكر انه رجع؟ مع ميتش واجنر ليله مقتله؟ |
| Fakat teslim olmaktan söz etmedi. | Open Subtitles | لكنه لم يذكر أى شىء عن مسألة الأستسلام |
| Dosyasında vücudun organı kabul etmesi için ilaç kullandığı yazmıyor. | Open Subtitles | ..ولكن لم يذكر من أي أدوية مضادة للرفض على بياناته |
| Bayan Novak, kocanız herhangi birinin ona karşı bir garezi olduğunda hiç bahsetti mi? | Open Subtitles | السيدة نوفاك في ما مضى زوجك لم يذكر أي شخص الذي يملك ربما ضغينةً ضدهُ؟ |
| Biliyor musun kimse dikenli tel hakkında bir şey söylememişti. | Open Subtitles | حسناً, لم يذكر أي أحد أي شيء عن سلك شائك |