| - Satış mı? Bu kalabalıktan kimse bir şey almadı. | Open Subtitles | هذا الحشد لم يشتري أي شيء |
| - Satış mı? Bu kalabalıktan kimse bir şey almadı. | Open Subtitles | لم يشتري أحد أيّ شيء |
| Kızın problemi nedir? Babacık ona ufakken midilli almamış mı? | Open Subtitles | أباها لم يشتري لها جواد للسباق عندما كانت فتاة صغيرة؟ |
| Clay vazoyu bir çeşit pazardan almamış, Phoebe. | Open Subtitles | كلاي، لم يشتري هذا من أحد الأسواق الخارجية، فيبي |
| Yalnızca, burada olmayı hak ettiğini düşündüğüm zaman babanın sana hiç bir zaman kay kay almadığını anlatabilirsin. | Open Subtitles | عندما ارى انك تستطيع فعل هذا عندها سوف تخبرني عن والدك الذي لم يشتري لك لوح تزلج |
| Bazılarınızın 2008'de Paul McCartney'in buradan benim yüzünden ev almadığını düşündüğünüzü biliyorum. | Open Subtitles | أعرف بأن البعض منكم يعتقد بأنني السبب بأن (بول ماكارتني) لم يشتري شقة عام 2008 |
| Gerçekten de bir şey satın almadı, sadece biraz veri. | TED | إنه لم يشتري أي شيء في الواقع |
| - Neden Eyfel Kulesini de satın almadı? | Open Subtitles | -لماذا لم يشتري برج ايفل ايضا ؟ |
| Hiç onun için çalışmamış ve ondan hiç mal almamış. | Open Subtitles | لم يعمل معه ابدا لم يشتري منه أبدا |
| Diaz asla bir tekne satın almamış. | Open Subtitles | ({\pos(192,245)}دياز) لم يشتري مركب أبدًا |
| Sersem sevgilinin, evli olduğu sürece Lauren'a bir kez olsun doğum günü hediyesi almadığını biliyor muydun? | Open Subtitles | هل كنت تعرفين أن طوال الوقت (الذي كان صديقك الأبله متزوجاً (لورين أنه لم يشتري لها مرة .. |
| Evet, o bir av tüfeği satın almadı. | Open Subtitles | نعم, لم يشتري سلاحًا |