Ve belli ki profilini bu kadar sık seçeceklerini düşünmüyordu. | Open Subtitles | ومن الواضح انه لم يعتقد انهم سيختارون ملفه على الاغلب |
Hiçbiri o insanın yüzünü göremediğini düşünmüyordu. | TED | لم يعتقد احدهم منهم انه لم يتمكن من رؤيه وجه المجرم. |
Sadece birinin başka bir yatağı yapması gerektiğini düşünmemişti çünkü kafası karmakarışıktı... | Open Subtitles | هو لم يعتقد بأنه يجب على أحد أن يأتي بسرير آخر .. لأنه قام بالعبث به |
O genç adam bunun moda olduğunu da düşünmemişti. | Open Subtitles | لم يعتقد ذلك الشاب أن الأمر مرعب. |
Hiçbir yetişkin benim ciddi olduğuma inanmadı. | TED | لم يعتقد أحد من البالغين بأني جاده |
Kimse 100 yıl diskleri göndereceğimizi düşünmedi. | TED | لم يعتقد أحد أنّنا سنظل نرسل الأقراص لمدة 100 عام. |
Yeterince iyi olduklarını düşünmediği için yayınlamadığı belki 100 bulmacası vardır. | Open Subtitles | كان قد إبتكرها ولم ينشرها لأنّه لم يعتقد أنّها كانت جيّدة بما يكفي. |
Galen, ölüm kalım meselesinin sadece Tanrılara bırakılması gerektiğine inanmıyordu. | Open Subtitles | لم يعتقد جالينوس بأن أمر الموت و الحياة هو شيء متروك ببساطة لأيدي الآلهة |
Dört aylıkken o kadar çelimsizdin ki kimse yaşayacağını sanmıyordu. | Open Subtitles | لقد مر وقت حينما كنت فى الشهر الرابع من عمرك لم يعتقد أحد أبداً أنك ستظل على قيد الحياة أين " فانى " ؟ |
Kasiyer bölmesindeki adam doğru konuştuğumu düşünmüyordu. | Open Subtitles | هذا لرجل عند خزينة الصرافة لم يعتقد انني صادق |
Üçüncü seferde de kimse şansınız olduğunu düşünmüyordu. | Open Subtitles | وفي المرة الثالثة لم يعتقد أحدا أن لديك فرصة |
Açıkçası, spermini bu kadar çok kullanacaklarını düşünmüyordu. | Open Subtitles | من الواضح انه لم يعتقد انهم سيستخدمون حيواناته المنوية بهذا القدر |
Bir sürü doktora gittim bazıları anında "bu adam deli" diyordu bazısı da öyle düşünmüyordu. | Open Subtitles | لذا ذهبت الى الأطباء وبعضهم اعتقد أني مجنون ، وبعضهم لم يعتقد ذلك |
Kimse filmi yöneteceğini düşünmüyordu ama sen herkesi yıkıp geçtin. | Open Subtitles | لم يعتقد أي أحد أن لديه شأن بإخراج هذا الفلم لكنكَ أرهبتهم لفعلها |
Kimse geleceklerini düşünmemişti. | Open Subtitles | لم يعتقد أحداً أن أحداً سيأتي. |
Kimse onun miras alacağını düşünmemişti. | Open Subtitles | لم يعتقد أحد أنه من الممكن أن يرث وأكثرهم (بيرتي) |
Kimse benim mükemmel olduğumu düşünmemişti. | Open Subtitles | لم يعتقد أحدٌ من قبل إني رائع |
O kadar aptalmış ki, sıranın ona geldiğine bir türlü inanmadı. | Open Subtitles | كان غبي جدا لدرجة أنه لم يعتقد بأنها له |
Kimse kasten yapıldığına inanmadı. | Open Subtitles | . لم يعتقد أحد أنه كان متعمداً |
Öyle bir sonuç aldık ki, hiç kimse yakın bir zamanda gün ışığını göreceğimizi düşünmedi. | TED | وضع مشروع قانون للتصويت وهو أمر لم يعتقد أي شخص أنه سيرى ضوء النهار في مدة قريبة. |
Kimse onun telefon direğine çarpacağını düşünmedi, hem de hiç kimse. | Open Subtitles | لم يعتقد أحد أنه سيصطدم بعمود الهاتف، لا أحد |
Çok mutsuzdu çünkü bu, sonu olduğunu düşünmediği bilgisine bir sınır koyuyordu. | Open Subtitles | أنه كان مستاء للغاية لأنه يعطى حدود للمعرفة الذي لم يعتقد أنه يجب أَن يكون نهائي. |
Belki Trev, Jason hakkında önemli olduğunu düşünmediği bir şeyler biliyor olabilir. | Open Subtitles | ربما (تريف) يعرف شيئا عن (جايسون) لم يعتقد بأنه أمر مهم |
Kimse bu kanalın açılacağına inanmıyordu. | Open Subtitles | لم يعتقد أحد أن هذه الشبكة حقيقية |
Anthony bütün hayatını bunu bulmaya adamıştı. Kimse gerçek olduğuna bile inanmıyordu. | Open Subtitles | (أنطوني) كرّس حياته بأسرها لإيجاده، لم يعتقد أحد أنّه حقيقيّ. |
Bildiğimi sanmıyordu, ama biliyorum. | Open Subtitles | لم يعتقد اني اعرف ولكني عرفت |