| Ama şunu kabul etmem lazım: Bana hiç yalan söylemedi. | Open Subtitles | لكني أشهد له بأمر واحد، أنه لم يكذب عليّ أبداّ |
| Dini farklarınız umrunda değildir ve aklınızda bulunsun: O hiç yalan söylemedi. | TED | هو لا يهتم للاختلافات الدينية , وخذ هذه: لم يكذب ابداَ. |
| -O bana yalan söylemedi baba. -Tabii ki de söyledi. | Open Subtitles | ـ لم يكذب عليّ ـ كذب و يجب أن تعرفى الحقيقة |
| Fakat bir şey var ki, o Adelaideyi ne kadar önemsediğini, sevdiği hakkında asla yalan söylemez. | Open Subtitles | ولكنه لم يكذب عندما قال لك انه يحبك |
| Ve içgüdülerim ona inanmamı söylüyor. İçgüdülerim yalan söylemiyor, diyor. | Open Subtitles | وحدسي يقول لي صدقيه، حدسي يقول لي أنه لم يكذب |
| Yakaladığımız mahkum, bir karışıklık olduğuna dair yalan söylememiş değil mi? | Open Subtitles | ان السجين الذى أمسكنا به لم يكذب بشأن هذه الفوضى |
| O rakun beni öldürmeye çalıştı ama en azından bana yalan söylemedi. | Open Subtitles | حسناً ، حاول هذا الراكون قتلي ، ولكن علي الأقل لم يكذب عليّ |
| Hayır, başka yalan söylemedi. O, madalyalı bir askerdir. | Open Subtitles | كلا، لم يكذب بشأن شيء، إنّه جندي حامل أوسمة خدم بلاده بشرف. |
| - Asla yalan söylemedi. | Open Subtitles | هو لم يكذب أبداً - تلك المباريات لم تكن حقيقية - |
| O dürüst biri, Wally hayatında hiç yalan söylemedi? | Open Subtitles | انه جديد معي, وهو مستقيم كالسهم, لم يكذب ابدا في حياته... |
| Ve Jack Burridge o kıza yalan söylemedi. | Open Subtitles | وجاك بريدج لم يكذب على تلك الفتاة |
| Bize yalan söylemedi. Bizimle hiç konuşmadı bile. | Open Subtitles | لم يكذب علينا قط لم يعترضنا قط |
| Çünkü gerçekte olmadığı biri gibi davranmaz, yalan söylemez. | Open Subtitles | لأنه لم يكذب أو يدعي أنه شيء ليس فيه |
| Bay Wilson, Ethan bana asla yalan söylemez. | Open Subtitles | سيد (ويلسون)، (إيثان) لم يكذب علي أبداً |
| En azından bana yalan söylemiyor. | Open Subtitles | حسناً، على الاقـل هو لم يكذب علىّ |
| yalan söylemiyor. | Open Subtitles | لم يكذب عليّ أبداً |
| Lucifer yalan söylememiş, fakat nasıl olur da burada olamazsın, Baba? | Open Subtitles | لوسيفير لم يكذب ، ولكن مرة أخرى كيف يمكن أن لا تكون هنا ، يا أبي؟ |
| Lucifer yalan söylememiş yoksa burada olmaman düşünülemezdi, baba? | Open Subtitles | لوسيفير لم يكذب ، ولكن مرة أخرى كيف يمكن أن لا تكون هنا ، يا أبي؟ |
| - William hakkında yalan söylemedim. | Open Subtitles | أنا لم يكذب حول ويليام. |
| O da sana yalan söylemediğini, senin yanlış hatırladığını söyledi. | Open Subtitles | و قالَ إنه لم يكذب لكنكِ أخطأتِ التذكر , صحيح؟ |
| Hayır, bu böyle yalanlar söylememiş. | Open Subtitles | لا.. هذا الرجل لم يكذب بهذه الطريقه |