Tanımladıkları cesedin gerçekte Alice'in olduğundan emin olamadılar. | Open Subtitles | لم يكونو متأكدين بأن الجثة التي "تعرفو عليها أنها جثة"ألـس بالمر |
Hiç bir zaman, aynı anda mutlu olamadılar. | Open Subtitles | لم يكونو أبدا سعداء في نفس الوقت |
Hiç bir zaman, aynı anda mutlu olamadılar. | Open Subtitles | لم يكونو أبدا سعداء في نفس الوقت |
Ekip deniz gergedanı göremedi ancak çok da uzakta olmadıkları yönünde kanıt vardı. | Open Subtitles | لم يستطع الطاقم رؤية الكركدن لكن كان ثمّة دليل أنهم لم يكونو بعيدين |
Ateşli olmadıkları zaman onlara yatırım yapan adam. | Open Subtitles | الشخص الذي أعطاهم الاهتمام عندما لم يكونو كذلك |
Tüm bekarlar terliyor. Öyle olmasaydı patlarlardı. | Open Subtitles | كل المشاهير يتعرقون عزيزتى إذا لم يكونو كذلك, سينفجرون |
Ateşli olmadıkları zaman onlara yatırım yapan adam. | Open Subtitles | الشخص الذي أعطاهم الاهتمام عندما لم يكونو كذلك |
Bu Douglas'lar devamlı hasta oluyorlar. Tabi çılgın olmadıkları zaman. Çocuklardan birisi fırına-rostoya tükürmüş. | Open Subtitles | الدوجليس دائما مريضون ان لم يكونو معتوهين و والد بوزي... |
Arkadaşlarım orada olmasaydı olur derdim. | Open Subtitles | فقط لعلمك اذا اصحابي لم يكونو موجودين سأقول نعم |
Eğer onlar olmasaydı VIP'ler Doğu Hampton ile Doğu Newark'ın farkını söyleyemezdi. | Open Subtitles | اذا لم يكونو موجودين,لن تتمكن الشخصيات الهامة من التفريق (بين (هامبتونز الشرقيه)و (نيوارك الشرقيه |
Bu çok tuhaf eğer çatıdan boya atan çocuklar olmasaydı Quilty'nin gerçek yüzünü hiç göremeyecektim. | Open Subtitles | إنه غريب... لم أكن لأعرف حقيقة (كويلتي) لو لم يكونو أولئِك الصبية |