| Hayatım. Yemin ederim yola çıktığımızdan beri yatakta uyumadı. | Open Subtitles | يا حبيبتي، إنه لم ينم على سرير منذ شرعنا في رحلتنا. |
| Çikolatayı kuvvetlendirdik, kimse günlerdir uyumadı. | Open Subtitles | الادمان على الشوكولا, لم ينم أحد منذ أيام. |
| Dürüst olmak gerekirse, sanki bir haftadır uyumuyormuş gibi. | Open Subtitles | بصراحة، وقال انه يبدو انه لم ينم خلال أسبوع. |
| Kazazedeler, birden çıkıp, hayatlarını kurtaran kahramanın çulsuzun biri olduğunu, 3 yıIdır yatakta uyumadığını öğrendiklerinde şaşırdılar. | Open Subtitles | لقد انصدم الناجون من حادثة الطائرة عنما علموا أن منقذهم الذى ظهر لنا و الذى أخرجهم من الجحيم بهذا الفقر و أنه لم ينم فى فراش من أكثر من ثلاث سنوات |
| Hep telefonla konuşur, uyumak nedir bilmezdi. | Open Subtitles | لقد كان دائماً على الهاتف لم ينم حينها أبداً |
| Tamam, duyacağın bir şey yok zaten. Eski "zampara erkeğin" onunla senin için yatmadı. | Open Subtitles | لا شيء تسمعينه زوجك السابق كثير الزنى لم ينم معها |
| Arayacağım ama bundan sonra da benimle yatmazsa, tek suçlu siz olursunuz. | Open Subtitles | سأتصل به ، لكن اذا لم ينم معي بعد الآن ستكون غلطتك |
| Dünyanın öbür ucunda hayatını tehlikeye atan 18 yaşında bir elemanım var ve onu oraya gönderen asistanım üç gündür uyumuyor. | Open Subtitles | لدي صبي يبلغ من العمر 18 عامًا يخاطر بحياته في النصف الآخر من العالم, والمحرر الذي قام بإرساله هناك لم ينم طوال ثلاثة أيام. |
| Tüm gece uyumayan biri için bugün fazla neşeli bir modasın. | Open Subtitles | حسناً ،أنت بمزاج جيد مفاجئ . لشخص لم ينم طوال الليل |
| Yaranın nasıl olduğunu saklamaya çalıştığı mide ağrısını ve gece hiç uyumamış olmasının nedeni biliyor musun? | Open Subtitles | أين جرح رأسه و ما سبب ألم معدته الذي يخفيه؟ كما أنه لم ينم ليلتها؟ |
| Derdi, onunla asla yatmamış olan adam. | Open Subtitles | إنها الشخص الذي لم ينم مع أى شيء |
| Da Vinci uyumazmış. Zaman kaybı dermiş. | Open Subtitles | دافينشى" لم ينم قط وكان يعتبر النوم" إضاعة للوقت |
| Dokuz aydır, iki saatten fazla uyumamıştır. | Open Subtitles | إنه لم ينم أكثر من ساعتين خلال تسعة شهور |
| Dört gündür uyumadı, senden kötü gözüküyor. | Open Subtitles | لم ينم لأربعة أيام تقريباً يبدو أكثر سوءاً منك |
| Prens o gece hiç uyumadı... ama çiftçinin kızının rüyalara dalmasını bekledi... ve sonra da planını gerçekleştirdi. | Open Subtitles | لم ينم الأمير في تلك الليلة.. بل انتظر أن تغرق ابنة الفلاح في عوالم أحلامها.. وعندها بدأ خطّته الحقيقية. |
| Fazla sevindi. Dün gece uyumadı. | Open Subtitles | مغمور بالفرحة لم ينم بالأمس ولو للحظة |
| Bu yüzden dün gece kendi dairesinde uyumadı! | Open Subtitles | لهذا هو لم ينم ليلة امس فى شقته الخاصة |
| Jules, o tahminen Üç gündür uyumuyormuş. | Open Subtitles | (جولز)، إنها تعتقد أن (جاك) لم ينم منذ ثلاثة أيام |
| Bir senedir uyumadığını söylüyorlar. | Open Subtitles | هم يقول بأنّه لم ينم لأكثر من سنة. |
| Hep telefonla konuşur, uyumak nedir bilmezdi. | Open Subtitles | لقد كان دائماً على الهاتف لم ينم حينها أبداً |