| Belki de artık birkaç tüzük maddesini değiştirmenin zamanı gelmiştir. | Open Subtitles | ربّما حان الوقت لنغيّر بعض القوانين. |
| Bunu değiştirmenin zamanı geldi. | Open Subtitles | لقد آن الأوان لنغيّر كلّ ذلك |
| Bunu değiştirmenin zamanı geldi. | Open Subtitles | لقد آن الأوان لنغيّر كلّ ذلك |
| Biz hatırlamak zorunda ilk şey biz bir şey değiştirmek için burada değil olmasıdır. | Open Subtitles | الشيء الأول الذي يجب أن نتذكّره أننا لسنا هنا لنغيّر أي شيء |
| Şu anda bunu değiştirmek için yapabileceğimiz hiçbir şey yok. | Open Subtitles | صراحةً، ليس هُناك ما يُمكننا فعله لنغيّر ذلك الآن. |
| Bizi buraya geçmişi değiştirmemiz için getirmediler. | Open Subtitles | -{\cH92FBFD\3cHFF0000}لمْ يأتوا بنا إلى هنا لنغيّر الماضي |
| Pamuk! Sanırım, bu sonları değiştirmenin zamanı. | Open Subtitles | -أظنّه الأوان لنغيّر تلكَ النهاية . |
| Yasaları değiştirmek için sihirli bir asamız mı var? | Open Subtitles | هل نملك عصا سحرية لنغيّر القانون؟ |
| Cooper, bizi buraya geçmişi değiştirmemiz için getirmediler. | Open Subtitles | ({\cH92FBFD\3cHFF0000}كوبر)، لمْ يأتوا بنا إلى هنا لنغيّر الماضي |