| Daha sonra da suçluluk ve utanç duygusu yaşayacağı bir tür cinsel safha veya sapkınlık durumu yaşadı. | Open Subtitles | ثم تطور الأمر لنوع ما من الحدود الجنسية أو الانحراف الذي قد يؤدي إلى الشعور بالذنب أوالخجل |
| bir tür insansız hava aracı için taslak çıkarıyor. | Open Subtitles | إنه يسرب رسومات لنوع ما من الطائرات التي بدون طيار |
| Sanıyorum gelecekte çıkabilecek bir tür biyolojik savaş için. | Open Subtitles | أفترض أنه لنوع ما من حرب جرثومية مستقبلية |
| Yaptıklarınız ve davranış biçiminiz bir çeşit terapinin başlangıcı olabilir. | Open Subtitles | الذي فعلتة، و الطريقة التي تصرفت بها، قد تكون البداية لنوع ما من العلاج |
| Galiba seni bir çeşit savaşçıya çevirmek istedi. | Open Subtitles | يبدو أنه أراد أن يحولك لنوع ما من المحاربين |
| bir tür izin falan gerekir, değil mi? | Open Subtitles | سأحتاج لنوع ما من التصاريح, اليس كذلك ؟ |
| Vücudumda bir tür alerjik reaksiyon mu vardı? | Open Subtitles | هل هو ردة فعل لنوع ما من الحساسية |
| Belli ki bir çeşit iş için buradaymış | Open Subtitles | حسنا من الواضح أنه جاء هنا لنوع ما من الأعمال |
| Bunu görmek için, bir çeşit kozmik gece görüşüne ihtiyacımız var. | Open Subtitles | لرؤيته , كنا سنحتاج لنوع ما من . منظار رؤية ليلية فضائي |
| Bir çeşit otoriteye boyun eğdiğini söylüyorsun. | Open Subtitles | أنت تقول أنك تلبي نداء لنوع ما من السلطة. |
| Bilmiyorum, ama sanırım bir çeşit zor durumdaydı. | Open Subtitles | لا أعرف، ولكنه تعرض لنوع ما من الإجهاد |
| Bu kesinlikle bir çeşit asidin işi. | Open Subtitles | الأمر واضح بأنه نتيجة لنوع ما من الحمض. |