"لن أصدق" - Traduction Arabe en Turc

    • inanmayacağım
        
    • inanmam
        
    • inanmıyorum
        
    • sana inanmazdım
        
    • kanmayacağım
        
    Kendi gözlerimle görmeden buna inanmayacağım. Open Subtitles حسنا، هذا هو واقع الحال لن أصدق ذلك حتى أراه بعيني
    Bir hiç uğruna savaşıp öldüklerine asla inanmayacağım. Open Subtitles لن أصدق أنهم قاتلوا وماتوا من أجل لاشئ
    Cesedini görene kadar öldüğüne inanmam ! Open Subtitles حتى أرى جثته بعيناى أنا لن أصدق بأنّه ميتُ.
    Bana bahçede daha uzun süre veya mutfakta iş bulacağını söylesen de hiç fark etmez, çünkü inanmam. Open Subtitles قلت أنك ستعطني وقتاَ إضافياَ في الساحة ووظيفة في مطبخ السجن لن يهم لأنني لن أصدق
    Çünkü her ne kadar babam da sen de her fırsatta annemi kötüleseniz de ben tek bir kelimesine bile inanmıyorum. Open Subtitles لأنه مهما حاولت أنت و والدي اهانة أمي لن أصدق كلامكما
    Ne olursa olsun, sana inanmazdım. Open Subtitles لن أصدق ما تقولينه.
    Eğer etmezseniz de bundan sonra yapacağınız hiçbir tehdite kanmayacağım. Open Subtitles وإن لم تفعل، إذا لن أصدق أيا من التهديدات التي توجهها من الأن وصاعدا
    Bir hiç uğruna savaşıp öldüklerine asla inanmayacağım. Open Subtitles لن أصدق أنهم قاتلوا وماتوا من أجل لاشئ
    Artık beni ilgilendirmiyor çünkü bir daha saba asla inanmayacağım. Open Subtitles لأنني لن أصدق أي شئ تقول ثانيةً
    Fark etmez,çünkü bundan sonra hiç bir dediğine inanmayacağım. Open Subtitles لا يهم لأنني لن أصدق أي شئ تقول ثانيةً
    Sen anlatana kadar hiçbir şeye inanmayacağım. Open Subtitles حتى تخبرني أنت بنفسك أنا لن أصدق أي شيء
    Yok, boş ver. Tek kelimesine inanmayacağım nasılsa. - Hiç fark etmez. Open Subtitles انسي ذلك لن أصدق كلمة، غير مهم
    Sakın bana Şövalye olmadan önce de böyle olduğunu söyleme. Buna inanmam. Open Subtitles لاتخبرني أن هذه كانت طريقته قبل أن يُصبح قارساً، لأنني لن أصدق هذا.
    Jon Arryn'in, Robert'ın krallığı iflas ettirmesine izin verdiğine inanmam. Open Subtitles أنا لن أصدق جون أرين سمح لروبرت بأن يسرق خزينة العالم
    Cesedini görmeden vefatıyla ilgili hiçbir habere inanmam. Open Subtitles لن أصدق أي قصص من وفاتها حتى أرى جثتها أمامى
    Bir Vago'nun bir otçu için kendini tehlikeye sokacağına inanmıyorum. Open Subtitles لن أصدق أن أحدًا من الفاقوز سيضع حياته في خطر من أجل مدمن
    Söylediklerine inanmıyorum. Itachi beni öldürmeye çalıştı! Open Subtitles لن أصدق ذلك، لقد حاول إيتاتشي قتلي
    O kasetleri senin hazırlamadığına inanmıyorum! Open Subtitles لن أصدق أنك لم تكن متورطا في هذا الأمر
    Ne olursa olsun, sana inanmazdım. Open Subtitles لن أصدق ما تقولينه.
    Buna kanmayacağım. Open Subtitles لن أصدق ذلك

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus