| Ben buna alet olamam. | Open Subtitles | لن أعترض. |
| Ben buna alet olamam. | Open Subtitles | لن أعترض. |
| Bak, sana engel olmayacağım. Yürüyüşe çıkarım, kaybolurum, lütfen. | Open Subtitles | لن أعترض طريقك سأتمشى، سأختفي، أرجوك |
| Mesela şu İtalyanla flört edersen, buna itiraz etmem. | Open Subtitles | لن أعترض أبدل إذا ارتكبت فعلا ما مع ذلك الايطالي مثلا |
| Karşı çıkmayacağım... ama o karı bozuntularının beni rezil etmemeleri senin sorumluluğun. | Open Subtitles | لن أعترض ولكنه من المتوجب عليك منع تلك القردة من إلحاق العار بي |
| Ne yapalım, onu her ne kadar kabul etmek istemesem de düşmanı yenmede yardımcı olacaksa bir şekilde göz yumacağız artık. | Open Subtitles | إن كان سيُساعدنا في القضاء على العدو لن أعترض طريقه ... حتى إنني لا أتقبله |
| Sana Galweather'da engel olmayacağım. Pekâlâ. | Open Subtitles | لن أعترض طريقكِ في "غالويذر". |
| Bununla beraber, beni kınamak isterseniz ya da istifamı isterseniz, Belle eş başkanı olarak, buna itiraz etmem. | Open Subtitles | ما اقوله, إذا شعراتم بالحاجة إلى توبيخي أو حتى طلب أستقالتي كقائدة مشاركة للحسناوات لن أعترض |
| Karşı çıkmayacağım. | Open Subtitles | لن أعترض على هذا |
| Ne yapalım, düşmanı yenmede bize yardımcı olma niyetindeyse her ne kadar onu kabul etmek istemesem de şimdilik göz yumacağım. | Open Subtitles | إذا كان سيُساعدنا في القضاء على العدو لن أعترض طريقه ... مع انني لاأريد أن أقبله |