"لن تغفر" - Traduction Arabe en Turc

    • asla affetmez
        
    • hiç affetmeyecek
        
    • asla affetmeyeceğini
        
    • onu asla affetmeyecek
        
    Ayrıca unutma sana bir şey olursa ablan kendini asla affetmez. Open Subtitles وأريدكَأن تتذكر، إذا أصابكَ خطباً ما أختك لن تغفر لنفسها أبداً
    Joyce bunun farkına varır varmaz, Derek, Lulu hakkında ona yalan söylemiş onu asla affetmez. Open Subtitles لن تغفر له أبدا وفي النهاية كان ذاك ما أرادت أنا
    Daha kötü şeyler olursa, beni asla affetmez. Open Subtitles إذا حدث شيء خطير فإنها لن تغفر لي أبداً.
    Onlar öldü ve seni affetmeyecekler diye sen de kendini hiç affetmeyecek misin? Open Subtitles أنهم ميتون الأن , و لن تغفر لنفسك أبدا لأنه لن يغفروا لأنفسهم أيضا ؟
    Sana söylememeliydim çünkü beni asla affetmeyeceğini biliyordum. Open Subtitles ,لم يكن على أن أخبرك لأنى أعلم أنك لن تغفر لى
    O ne yaparsa yapsın, onu asla affetmeyecek ve asla sevmeyeceksiniz. Open Subtitles أنت لن تغفر لها أبداً لم تحبها قط، بغض النظر عن ما فعلته
    Eğer bunu izletirseniz, sizi asla affetmez. Open Subtitles ان تركتها تشاهد هذا لن تغفر لك ابدا
    Bu evlilige onu zorlarsan seni asla affetmez. Open Subtitles إضغط عليها للزواج وسوف لن تغفر لك.
    Ama polis asla affetmez. Open Subtitles ولكن الشرطة لن تغفر لى أبداً
    Yapamam.O...0 beni asla affetmez Open Subtitles لا أستطيع.فهي لن... لن تغفر لي ابدا
    Bizi asla affetmez. Open Subtitles لن تغفر لنا أبدًا
    Ve halk sizi asla affetmez. Open Subtitles و الناس سوف لن تغفر لك ابدا
    Amerika bir adamın yüzlerce aldatmasını affedebilir ama bir kadının tek bir aldatmasını dahi asla affetmez. Open Subtitles (امريكا) يمكن أن تغفر لرجل مئات الخيانات، لكنها لن تغفر لإمرأة خيانة واحدة حتى
    Annen beni asla affetmez. Open Subtitles أمّكِ لن تغفر لي
    - Eğer manzaralı odayı alırsam annen beni asla affetmez. Open Subtitles -والدتِك لن تغفر لي
    Annen seni hiç affetmeyecek! Open Subtitles لن تغفر لك!
    Seni umursayıp umursamadığımı bilmem ama böyle bir ihanetten dolayı beni asla affetmeyeceğini biliyorum. Open Subtitles هل تعتقدي حقا إنها تعطي أي أهتمام بي أو بما أقوم به؟ أنا لا أعرف حقا... كل ما أعرفه، أنها لن تغفر لنا أبدا وقوعنا في ملذة عابرة
    Senden duymam gerekiyordu. Sana söylememeliydim çünkü beni asla affetmeyeceğini biliyordum. Open Subtitles لم أخبرك لأنك لن تغفر لي
    Teslim olun, efendim! Kraliçe onu asla affetmeyecek, Edward. Open Subtitles لقد استسلموا لن تغفر له هذا يا ادوارد

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus