| Ona ihtiyacımız yok. Bunu kendimiz halledebiliriz. | Open Subtitles | نحن لن نحتاجه يمكننا أن نفعل ذلك بمفردنا |
| Üzgünüm, artık ihtiyacımız yok. | Open Subtitles | أنا اّسف ولكننا لن نحتاجه بعد الاّن |
| Bırak onu. Artık radyoya ihtiyacımız yok. | Open Subtitles | اتركه نحن لن نحتاجه اكثر من ذلك |
| Gelecekte ihtiyacımız olmayacak tek şeyi hepimiz biliyoruz: Solak dükkanları. | Open Subtitles | جميعنا نعرف الشيء الوحيد الذي لن نحتاجه بالمستقبل ، "متاجر عسراء اليد" |
| Muhtemelen ihtiyacımız olmayacak. Sizler... | Open Subtitles | من المحتمل اننا لن نحتاجه ,يا رفاق. |
| Sanırım artık buna ihtiyacımız yok. | Open Subtitles | أعتقد أنّنا لن نحتاجه بعد الآن |
| Bunun için artık ona ihtiyacımız yok. | Open Subtitles | لن نحتاجه لذلك بعد الآن |
| İhtiyacımız yok kadın bizi içeri aldı. Niye ağzını açtın? | Open Subtitles | لن نحتاجه فهي أدخلتنا- ماذا قلتِ لهم؟ |
| - Onlara ihtiyacımız yok. | Open Subtitles | - نحن لن نحتاجه |
| Ona ihtiyacımız yok. | Open Subtitles | لن نحتاجه |
| Takviye kuvvet göndermeye zahmet etme, ihtiyacımız olmayacak. | Open Subtitles | لا تهتمِ بإرسال الدعم; فنحن لن نحتاجه. |
| Ona İskoçya'da ihtiyacımız olmayacak mı? | Open Subtitles | أفهم أننا لن نحتاجه (في (اسكتلندا |