| Luthor'lar bizim kadar yakın olursanız bunu öğrenirsiniz, öylece çıkıp gitmenize izin vermezler. | Open Subtitles | انت ستجد انك بأعماق آلوثر هم لن يتركوك تمشي بعيداُ |
| Hiç şansın yok. Onu saklamana izin vermezler. | Open Subtitles | لا مجال لن يتركوك تحتفظ به |
| Burayı dövüşmeden terk etmene izin vermeyecekler. | Open Subtitles | انظـــر، لن يتركوك ترحل بدون ان تقاتل |
| Senin bu iki adamı suçlamana izin vermeyecekler. | Open Subtitles | لن يتركوك تتهم هذان الرجلان |
| Beni asla bırakmayacaklar. Seni de bırakmayacaklar. | Open Subtitles | انهم لن يتركوني أذهب انهم لن يتركوك تذهب .. |
| Değiştirmek istesen bile, sana izin vermeyeceklerdir. | Open Subtitles | حتى إذا أردت أن تتغير فهم لن يتركوك |
| - Bugün karnından bıçaklandı. Çıkmasına izin vermezler. | Open Subtitles | انه مصاب ، لن يتركوك تغادر به |
| Bu nedenle senin hayatta kalmana izin vermezler. | Open Subtitles | لهذا لن يتركوك تنجو |
| Geçmenize izin vermeyecekler. | Open Subtitles | انهم لن يتركوك تعبر امنا |
| Senin konuşmana izin vermeyecekler. | Open Subtitles | لن يتركوك تتحدث |
| Beni öldürsen bile, gitmene izin vermeyecekler. | Open Subtitles | -حتى إذا قتلتني، هم لن يتركوك تذهب . |
| Seni karanlığa çekmek isteyen kötü ruhlar ve yalanlarına inanmadığını onlara göstermedikçe seni rahat bırakmayacaklar. | Open Subtitles | ارواح شريرة تحاول سحبك الي الظلام. وهم لن يتركوك مالم تريهم بأنك لا تؤمن في هذه الاكاذيب. |
| Hiçbir şey söylemezsen seni yalnız bırakmayacaklar. | Open Subtitles | إن لم تقل شيء، فإنهم لن يتركوك و شأنك. |
| Seninde gitmene izin vermeyeceklerdir, Chuck. | Open Subtitles | لن يتركوك تذهب أيضاً (تشاك) |