| O en iyisi ve endüstri, Bunu ona borçlu! | Open Subtitles | إنها الأفضل وصناع الأفلام مدينون لها بذلك |
| Onun hayatının bir parçası olmak istiyorsan Bunu ona borçlusun. | Open Subtitles | لو أردت أن تكـون جزء مـن حياتها فستـديـن لها بذلك على الأقـل |
| Ne olduğundan haberim olmalı, Bunu ona borçluyum. | Open Subtitles | وأريد أن أعرف ماذا حدث انا مدين لها بذلك |
| Ona bunu borçlu olduğumu hissediyorum. | Open Subtitles | أشعر بأنني أدينُ لها بذلك. |
| Kızın bununla alakası yok. | Open Subtitles | لا علاقة لها بذلك |
| Kendi hayatı olabilir ve Bunu ona borçluyuz. | Open Subtitles | تستطيع ان تحظى بحياتها الخاصة , ونحن ندين لها بذلك |
| Ona karşı biraz kibar davran. Bunu ona borçlusun. | Open Subtitles | أقول فقط أن تترفق بها تدين لها بذلك |
| İstediği de bu bizi endişelendirmek. Bunu ona vermemeliyiz. | Open Subtitles | أن تجعلنا نقلق، و لن نسمح لها بذلك |
| Ablam kendini öldürmeden önce bir konuda söz verdirtti bana ve nedenini bilmiyorum ama, Bunu ona borçluyum. | Open Subtitles | ... قبل أن تقتل أختي نفسها جعلتني أعدها بشيء ما ولا أعلم السبب ولكني مدين لها بذلك |
| Bunu ona borçlusun. | Open Subtitles | ..أنت مَدينٌ لها بذلك |
| Bunu ona borçluyum. | Open Subtitles | أَدِينُ لها بذلك. |
| Bunu ona borçlusun. | Open Subtitles | تدينين لها بذلك |
| Bunu ona borçlusun. | Open Subtitles | أنت مدين لها بذلك على الأقل |
| Ben Bunu ona borçluyum. | Open Subtitles | وانا مدينة لها بذلك. |
| Bunu ona borçluyum. | Open Subtitles | انا ادين لها بذلك |
| Bunu ona borçluyum. | Open Subtitles | أنا مدين لها بذلك |
| Ona bunu borçluyum. | Open Subtitles | أنا مدينة لها بذلك |
| Ona bunu borçluyuz. | Open Subtitles | نحن ندين لها بذلك |
| Kızın bununla alakası yok. | Open Subtitles | لا علاقة لها بذلك |
| Bu hakkını elinden almıştm. Şimdi anlayabiliyorum. | Open Subtitles | لم أسمح لها بذلك وأرى ردة فعل الأمر الآن |
| Bir adamın kafasına girmeyi iyi biliyor, hakkını vereyim. | Open Subtitles | إنها تعرف طريقها في التلاعب بعقول الرجال، وأنا أجزم لها بذلك |