| Öteki savaşçılar Ona bu şapkayı getirmişler. | Open Subtitles | الرجال الشجعان الآخرون هم من أحضرواْ لها هذه القبّعة |
| Ama asıl önemlisi kendimi berbat hissedip Ona bu yıl büyük bir parti vereceğime söz verdim. | Open Subtitles | لكن أسمعوا,المقصد هو أننى شعرت بالسوء، وعدت أنى سأقيم حفلة ضخمة لها هذه السنة |
| Ona bu şansı tanımak istiyorum. | Open Subtitles | إنى أريد أن أوفر لها هذه الفرصه. |
| Ona bu kağıtta yazanları okumanı istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تقرأ لها هذه الوصلة من الورقة |
| Sanal silahların böyle garip bir özelliği var: iz bırakmadan kullanılabilirler. | TED | الأسلحة الالكترونية لها هذه الميزة الغريبة : يمكن استخدامها دون أن تترك أثرا. |
| Özür dilemek için Ona bu çiçekleri aldım. | Open Subtitles | قد أحضرت لها هذه الزهور لأنني أشعر بالأسف... |
| Ona bu mesajı verdin mi? | Open Subtitles | هل اوصلتي لها هذه الرساله |
| Ona, bu küçük bisikleti aldım, tamam mı? | Open Subtitles | جلبت لها هذه الدراجة الصغيرة... حسنا |
| Katil Ona bu kıyafetleri giydirdi. | Open Subtitles | القاتل غير لها هذه الثياب |
| Ona bu kolyeyi almalısın. | Open Subtitles | أن تجلب لها هذه القلادة |
| - Ona bu gece söyleyeceğim. | Open Subtitles | - سأقول لها هذه الليلة. |
| Fikirlerin böyle harika bir özelliği vardır. | TED | الآن الأفكار لها هذه الخاصية المدهشة. |