| Ve tüm bu bileşenler yalnızca tek bir amaç için evrildiler: etkisiz kılmak ve nihayetinde öldürmek. | TED | وكل هذه المركبات تطورت بشكل خالص لهدف واحد: وهو شل الحركة، والقتل. |
| Bu günden sonra tüm Briton'lar tek bir amaç için bir aradalar. | Open Subtitles | من هذا اليوم، كلّ البريطانين سيوحدوا لهدف واحد مشترك |
| Pasifik Northwestern som balığı kendini kanıyla yener akıntıya karşı yüzlerce millik yolculuk macerasında dalgalara karşı, tek bir amaç için. | Open Subtitles | يجهد سلمون المحيط الهادي نفسه في رحلة لمئات الأميال لأعالي البحار ضد التيار لهدف واحد |
| Kuzeybatı Pasifik somonu, akıntıya karşı yüzlerce kilometre... yol almak için olağanüstü çaba harcar... ve bunu bir tek amaç uğruna yapar. | Open Subtitles | يجهد سلمون المحيط الهادي نفسه في رحلة لمئات الأميال لأعالي البحار ضد التيار لهدف واحد |
| Bu en ince ayrıntısına kadar planlanmış bir suç ve sadece bir tek amacı var. | Open Subtitles | أترون, انها الجريمة التى تم التخطيط لها منذ وقت طويل حتى أدق التفاصيل ,وذلك لهدف واحد, هدف واحد فقط |
| Chairman-san, buraya tek bir amaç için geldim. | Open Subtitles | الرئيس سان, جئت إلى هنا لهدف واحد |
| Savaşın her alanında uzman haline getiriliyorlar ve tek bir amaç için programlanıyorlar: | Open Subtitles | يُحولون إلى خبراء في كل صنوف القتال... ويُبرمجون لهدف واحد: |
| tek bir amaç için eğitildim ve koşullandım. | Open Subtitles | لقد تم تدريبي و احتوائي لهدف واحد |
| O adam bugün tek bir amaç için gelmişti: | Open Subtitles | كان هذا الرجل هنا اليوم لهدف واحد. |
| tek bir amaç için, oda beni öldürmek | Open Subtitles | لهدف واحد : اغتيالي |
| Ve malikanenizi tek bir amaç için işgal etti. | Open Subtitles | ولقد غزا قصركم لهدف واحد |
| tek bir amaç uğruna yaratılmışlardı. | Open Subtitles | لقد صُنعَت لهدف واحد فقط |
| tek bir amaç için bir araya gelmişlerdi. | Open Subtitles | تجمعوا معاً لهدف واحد |
| Büyükbabam Fletcher Morton Foos bu oyunu tek bir amaç için icat etti, en aptalca ve gürültülü şey olması için. | Open Subtitles | (و جدي (فليتشر مورتون فوس إخترع هذه اللعبه لهدف واحد فقط لجعل أغبى و أكثر الأشياء صخباً يحدث |
| Büyükbabam Fletcher Morton Foos bu oyunu tek bir amaç için icat etti, en aptalca ve gürültülü şey olması için. | Open Subtitles | (و جدي (فليتشر مورتون فوس إخترع هذه اللعبه لهدف واحد فقط لجعل أغبى و أكثر الأشياء صخباً يحدث |
| Birleşik Yunanistan. tek bir amaç için. | Open Subtitles | ستمكننا من حشد كلّ ولاياتنا، وتوحيد (اليونان) لهدف واحد |
| Hayatının bir tek gayesi vardı... | Open Subtitles | تدرب بكامل حياته لهدف واحد |
| Domuzları bir tek amaç için yetiştiriyoruz. | Open Subtitles | انتاج الخنازير لهدف واحد |