Onu yenmenin tek yolu çalınan suyu Harikalar Kuyusu'na geri götürmek. | Open Subtitles | الطريقة الوحيدة لهزيمته هي بإعادة الماء المسروق إلى بئر العجائب |
Onu yenmenin tek yolu kurallara uyarak oynamaktan geçer. | Open Subtitles | الطريقة الوحيدة لهزيمته هو فعل مثله |
Ama Onu yenmenin bir yolu daha var. | Open Subtitles | . ولكن هناك طريقة أخرى لهزيمته |
O halde onu yenme yolu var! | Open Subtitles | في هذه الحالة , توجد طريقة واحدة لهزيمته |
Başrahibe ışığın düşmanının Gardiyan olduğunu ve bu kehanetin onu yenme görevinde başarısız olacağın anlamına geldiğini düşünüyor. | Open Subtitles | كبيرة الرّاهبات موقنة بأن عدو الضياء هو "الصائن" و ما تعنيه النبوءة أنـّكَ ستفشل بمسعاك لهزيمته. |
Bunların hepsini yapabilirsen,onu yenmek için bir şansın olabilir. | Open Subtitles | أجمع كل هذه المهمات معاً وستحمل ما يلزم لهزيمته |
Onu yok etmek için üçlünün gücüne ihtiyacınız var. | Open Subtitles | إنكم تحتاجون للقوّة الثلاثية لهزيمته |
Onu yenmenin tek yolu onu parçalamaktan geçiyordu. | Open Subtitles | تحطيمه كان الطريقة الوحيدة لهزيمته |
Onu yenmenin tek yolu, onun gibi düşünmektir. | Open Subtitles | والطريقة الوحيدة لهزيمته |
Onu yenmenin tek bir yolu var. | Open Subtitles | هناك طريق وحيد واحد لهزيمته |
Onu yenmenin bir yolunu bulabilmek için. | Open Subtitles | نحاول إيجاد طريق لهزيمته |
Onun silahının kimliğini belirleyebilirsek onu yenmek için bize fırsat verecektir. | Open Subtitles | إذا يمكننا تحديد سلاحه, يمكن أن يعطينا طريقه لهزيمته. |
Onu yok etmek için onun gücünü kullanın. | Open Subtitles | إستعمل قوته لتحطيمه لهزيمته |