| onlar için yaptığın onca şeye rağmen senden nefret ederler. | Open Subtitles | بالرغم من كلّ شيء فعلته لهم, في النهاية هم سيكرهونك. |
| İlk Noel günü onlar için nasıldır zar zor hayal edebiliyorum ancak. | Open Subtitles | أستطيع فقط أن اتخيل ماكان يعني ذلك لهم في أول عيد ميلاد |
| onlar için Zufar Dağları'nda Arabistan'ın her hangi bir yerinden daha fazla yiyeceğin olduğuna dair açık bir işaret. | Open Subtitles | يوجد إشارة واضحة على المزيد من الطعام بالنسبة لهم في جبال ظفار من أي مكان آخر في الجزيرة العربية. |
| Ajan Walker, Interpol'den İstanbul'da olduklarına dair rapor geldi. | Open Subtitles | العميلة(والكر)ذكرت الشرطة الدولية (مشاهدة لهم في(إسطنبول |
| Ajan Walker, Interpol'den İstanbul'da olduklarına dair rapor geldi. | Open Subtitles | العميلة(والكر)ذكرت الشرطة الدولية (مشاهدة لهم في(إسطنبول |
| ve bunu izledikten sonra, kendilerine gösterilen sıkıntı içerisindeki yabancılara kendi zamanlarından ne kadar ayırabileceklerini inceledik. | TED | وبعد مشاهدتهم له نظرنا إلى استعداد الناس لتقديم وقتهم لغريب قُدم لهم في المختبر وكان في محنة |
| İçlerinden bazıları kendi vadilerinde onlar için bir daha asla iş olmayacağını öğrendi. | Open Subtitles | "والبعض تعلم آلا يفعلها قط" "لن يكون هناك عمل بالنسبة لهم في واديهم" |
| Dışarıda onlar için bazı pis işlerini yapmama izin verecekler. | Open Subtitles | سوف يسمحون لي بعمل وظائف غريبة لهم في الخارج |
| onlar için artık toplumda yer yoktur, bu da onları oldukça tehlikeli yapar. | Open Subtitles | لا يوجد مكان لهم في المجتمعِ، ممّا يجعلهم خطرين جدًّا. |
| Eskiden onlar için birkaç iş yapmıştık. | Open Subtitles | إعتدنا على القيام ببعض الأعمال لهم في الماضي ماذا ؟ |
| Mahkemede onlar için şahitlik yapması kabul ettirilmiş. | Open Subtitles | هو موافق على الشهادة لهم في المحكمة |
| Aslında bu, onlar için çok kıyak bir hareket. | Open Subtitles | إن أمرٌ جميل بالنسبة لهم في الحقيقة |
| Neyse, paketi onlar için bıraktın, değil mi? | Open Subtitles | هل تركت الأدوات لهم في الخارج ؟ |
| Bir saat içinde meydanda onlar için bir anma töreni yapılacak. | Open Subtitles | هناك نصب تذكاري لهم في الساحة بعد ساعة |
| Manya'nın başarısı, onların kafalarını ideal gelecek resmine açmış olmasıydı. Daha başarılı ve daha özgür olan kendi resimleri. Ve onlar için diğer arabayı seçmek, sanki Manya olacakları önceden görmüş gibi, ideallerine daha da yaklaşmak demekti. | TED | يعود نجاح مانيا إلى كونها كانت قادرة على رسم صورة في أذهانهم تتعلق بمستقبل مثالي صورة لهم في مستقبل يكونون فيه أكثر نجاحًا وحرية لذلك يمثل اختيارهم للسيارة الأخرى بالنسبة لهم اقترابًا من ذلك الوضع المثالي الذي وكأن مانيا استطاعت من الآن رؤيتهم فيه |
| Paralar, aslında Timsah'a ait olmasına rağmen, .kendilerine aitmiş gibi numara yapan, insanların "başkanlar", "yöneticiler" diye hitap ettikleri, şirketlerin başındaki adamlara ait oluyor. | Open Subtitles | و هي لأشخاص مهمين لأناس يقولون أنهم رؤساء شركات و مدراء تنفيذيون يدعون أن المال هو لهم في حين أنها في الواقع للتمساح |
| Bazen insanlar başlangıçta kendilerine ne olduğunu bilmezler. | Open Subtitles | أحياناً لا يعلم الناس ما يحدث لهم في البداية |