| Sizinle paylaştığım bilginin etkileri çok geniş - kanser araştırmalarının da ötesinde. | TED | و الآن كما هو واضح,ما شاركتكم إياه له آثار واسعة النطاق تتعدى حتى أبحاث السرطان. |
| Serum insan dokusunu görünmeze çeviriyordu, ama ayrıca korkunç yan etkileri de vardı. | Open Subtitles | المصل يجعل أنسجة الإنسان مخفية ولكنه له آثار جانبية خطيرة |
| Bu miktardaki oksijenin toksik etkileri olabilir, o yüzden ara vererek yapacağız. | Open Subtitles | إن التعرض لهذا المقدار من الأوكسجين لوقت طويل قد يكون له آثار سمية لذلك سنقوم بذلك على دفعات |
| Bazen daha çok tüy çıkarmak gibi yan etkileri oluyor. Kız kardeşim susmak bilmiyor. | Open Subtitles | و له آثار جانبية أحياناً قد ينمو شعر أكثر |
| Aşılar diğer ilaçlar gibi olası yan etkilere sahiptir. | TED | فاللقاح، مثله مثل الأدوية، بالإمكان أن تكون له آثار عكسية. |
| Tütün ürünleri kendine özgü biçimde çeşitli fizyolojik etkilere sahip tesirli bir ilaç olan nikotin içerir ve sağlar." | TED | تحتوي منتجات التبغ على النيكوتين وتوصله بشكل فريد، وهو عقار فعال له آثار فسيولوجية جمة." |
| Bunun bizim için önemli etkileri var. | TED | هذا له آثار كبيرة بالنسبة لنا. |
| Tretoninin yan etkileri olduğunu tamamen kabul etmekle birlikte, sizi temin ederim ki, sağladığı yararlar, dezavantajlarından çok çok daha fazladır. | Open Subtitles | على الرغم أننا نُسلم كلياً بأن التريتونين" لي له آثار جانبية" و لكننا نؤكد لكم، أن النفع منه يفوق أي أثر جانبي |
| Kemoya girdiğin her seans yan etkileri baş gösterecek. | Open Subtitles | صعبة العلاج الكيميائي له آثار جانبية |
| Dünyaya felaket gibi etkileri olacak. | Open Subtitles | ستكون له آثار مدمرة على الأرض. |
| Yan etkileri? | Open Subtitles | هل له آثار جانبية؟ |
| Yan etkileri yok. | Open Subtitles | لا يوجد له آثار جانبية |
| Çok ciddi yan etkileri var. | Open Subtitles | له آثار جانبية خطيرة. |
| Emin olsan iyi olur çünkü Meflokin'in muhtemel yan etkileri var. | Open Subtitles | يتوجب عليك التأكد لأن ال (ميفلوكين) له آثار جانبية |