| ona de ki eğer 51 numaraya haber vermezse, bundan sorumlu tutulacak. | Open Subtitles | قل له انه اذا لم يخبر الرقم 51 ، فانه سيتحمل المسؤولية |
| ona şanslı olduğunu söyle ben bütün sevdiklerimi başımdan saldım | Open Subtitles | قولي له انه محظوظ انا رميت بعيدا الناس الذين يحبونني |
| ona Paul Briggs ile ilgili olduğunu ve önemli olduğunu söyleyin. | Open Subtitles | قولي له انه يتعلق ب بول بريجز و انه مهم جدا |
| Birşey bulduğunu biliyor ve ne olduğunu bilmek istiyor. Ben birşey bulmadım ! | Open Subtitles | لم اعثر على أي شيء, غنه مخطيء اذهب وقل له انه على خطأ |
| O yüzden yaptığımız şeyin gerçeğine en yakını olduğunu ona kanıtlamamız lazım. | Open Subtitles | لذا يجب ان نثبت له انه بإمكاننا صنع شيء قريب من الواقع |
| Zalime git ve ona söyle, ne sen ne de Kazım bu sırrı benden asla alamayacaksınız. | Open Subtitles | عودي إلى جزارك وقولي له انه لا أنت ولا قاسم يمكنهم أن يعرفوا شيئا مني |
| ona, bizimle 11 hafta kalması gerektiğini açıkla. | Open Subtitles | حسنا، وشرح له انه البقاء معنا ل11 أسابيع كاملة. |
| ona notu, hepsini vurduktan sonra vermesini söyle. | Open Subtitles | قل له انه يجب ان يعطيها مذكرة إلا بعد أن يتم اطلاق النار كل الرجال. |
| Durmasını söyle ona. | Open Subtitles | وقل له انه مفصول من العمل . لان كل هذا الهراء سيتوقف الان |
| ona geri dönemezsem, D-10 da oturuyor. | Open Subtitles | اذا لم استطع العودة له انه يجلس فى مدرج دى 10 |
| - Beni ona götürebilir misiniz? - Nehrin karşı yakasında. | Open Subtitles | هل تستطيع ان تأخذنى له انه فى الجانب الاخلر من النهر |
| Eben içerde. Senin evin olduğunu söylemesen iyi olur. | Open Subtitles | ايبن بالداخل الافضل الا تقولى له انه بيتك |
| Hallie onun haklı olduğunu düşünüyor. Dinlesen iyi edersin. O bir avukat. | Open Subtitles | هيلي تعتقد انه محق الافضل لك ان تستمع له انه محامي |
| Sizi sınıra götürebileceğimizi, orada telefon olduğunu söyledim. | Open Subtitles | انا قلت له انه يمكننا ان ناخذك الى الحدود و نستخدم التليفون هناك |
| Bunu kabanının cebine gizlemiş... ama gerçekten onun olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | لقد وجدت هذه مخبأة فى معطفه و لكن اما لا اظن هذه له انه لم يكن مدمن كوكايين |
| Hatta ona Hugh Jackman'in oynadığı çok romantik bir film olduğunu bile söyledim. | Open Subtitles | اقصد, حتي انني قلت له انه "من بطولة نجم رومنسي كبير "هيو جاكمن |
| Ve tanrı aşkına, bunların ne kadar yanlış olduğunu söylemedikçe Sam'le yatmayı bırak. | Open Subtitles | وبالله عليك توقفي عن النوم مع سام إلا اذا قلتي له انه خطأ مايفعله |