| Peki ya kaykay üzerindeki bir buzdolabına girsek ve Kirby bizi çekse? | Open Subtitles | ماذا عَنْ نحن في الثلاجةِ... على لوحة تزلّج وكيربي يمكن أن يسحب؟ |
| Bir daha kaykay istediğinde bunu hatırla. | Open Subtitles | تذكر هذا في المرّة القادمة التي تريد فيها لوحة تزلّج. |
| kaykay kamyon kazası ve itfaiye vanası. | Open Subtitles | لوحة تزلّج... حادث شاحنةِ... و حنفية حريق. |
| Anne, parka bir tane kaykay pisti yaptırtsana. | Open Subtitles | الأمّ، يَجْعلُهم يَبْنونَ a لوحة تزلّج مسارِ في المتنزهِ. |
| Güney Amerika'da annesiyle misyonerlik görevindeydi, ve bu yaz Hıristiyan kaykay topluluğuyla dünya turunu yeni tamamladı. | Open Subtitles | لقد كان في أمريكا الجنوبية يعمل بالتبشير مع أمّه وفي هذا الصيف هو فقط أكمل جولته العالمية مع المسيحي لوحة تزلّج الجمعية. |
| kaykay ya da sörf yapanların. | Open Subtitles | التي لوحة تزلّج أَو أمواج. |
| Bir kaykay rampamız var. | Open Subtitles | Uh، عِنْدَنا a لوحة تزلّج تعليةِ. |
| - kaykay pisti. | Open Subtitles | - أي لوحة تزلّج مسارِ. |