| Efendim, hastaneden aradılar... o zanlının bilinci açılmış... | Open Subtitles | ..سيدي، إتصالٌ من المستشفى ..عاد المجرم لوعيه |
| Neyse ki bilinci yerinde değil. | Open Subtitles | -من حسن الحظّ أنّه فاقدٌ لوعيه -ليس بيدنا شيءٌ نفعله |
| Bir çocuk. bilinci yerinde değil ama nefes alıyor. | Open Subtitles | عُثر على صبي فاقد لوعيه ولكنه يتنفس. |
| Evet, bu genç adama uyuşturucu verildiği sırada baygın haldeydi. | Open Subtitles | أجل, أخشى أن هذا الشاب كان فاقداً لوعيه عندما تم حقن المخدر |
| Ne buldun? Güvenlik görevlisi hâlâ baygın, sadece sana söylenenleri biliyorlar. | Open Subtitles | الحارس مازال فاقداً لوعيه كلّ مايعرفونه هو ما أخبرك به رجال الشرطة |
| Ve bu şekilde yatması, o anda bilinçsiz ya da güçsüz olduğunu gösterir. Evet. | Open Subtitles | ليكون على ظهره بهذه الطريقة، أما أنه كان فاقد لوعيه أو كان مغيب بسبب مخدر |
| Kimse kutup ayısı gibi büyüleyici bir hayvanı buz üstünde bilinçsiz şekilde yuvarlanırken görmek istemez. | Open Subtitles | لا يروق لأحد رؤية حيوانٍ بديعٍ كالدب القطبي مستلقياً فاقداً لوعيه فوق الجليد، |
| Bakın kimin bilinci açılmışşşş. | Open Subtitles | إنظروا لمن عاد لوعيه |
| Wayne Palmer'ın, bilinci yerine gelir gelmez yaptığı ilk hareket bu saldırıyı durdurmak saldırıya hiçbir şey yapmayarak karşılık vermekti. | Open Subtitles | أول تصرف لـ(وين بالمر) بعد إستعادته لوعيه كان ردع هذه الضربة وهكذا قام بالرد على الهجوم بفعله للاشىء ...فى وقت الحرب |
| bilinci yerinde değil. | Open Subtitles | إنه فاقد لوعيه |
| Sigaraya içmeye çıktım. Güvenlik görevlisi hâlâ baygın. | Open Subtitles | لقد خرجت للتدخين الحارس مازال فاقداً لوعيه |
| Lavaboda baygın halde yatan adam konusunda ne yapacaksınız? | Open Subtitles | لكن ماذا ستفعل حيال المارشال الوافد لوعيه في المرحاض؟ |
| Bir süre baygın olacak. | Open Subtitles | وهو سيكون فاقداً لوعيه لبعض الوقت |
| 26 yaşında erkek, spor salonunda bilinçsiz halde bulundu. | Open Subtitles | ذكر 26 سنه وجد فاقدا لوعيه في الجيم |