| O yüzden çıkıp şarkı söylemek veya köşeleri çağırmak istersen... | Open Subtitles | إذاً لو أردتِ فقط أن تُدلي.. أُنشودة أو تُدعين الزوايا |
| Mayınlarla çevrili ama Eğer istersen beraber oraya gidip havaya uçabiliriz. | Open Subtitles | إنه مغطى بالألغام, لكن لو أردتِ, فبإمكاننا الذهاب سوياً وتفجير المكان |
| Dinle! İstiyorsan burada kalıp ölebilirsin, fakat ben istemediğimden eminim. | Open Subtitles | اصغى إلىّ، يمكنك البقاء هنا والموت هنا، لو أردتِ هذا |
| Tıpta hayatta kalmayı istiyorsan Carla, Kural kuraldırı kabul etmek zorundasın. | Open Subtitles | لو أردتِ البقاء في الطب، عليكِ تقبل أن القواعد هي القواعد. |
| Neanderthal'a ilginiz olduğunu görüyorum. İsterseniz size onun hakkında birkaç şey söyleyebilirim. | Open Subtitles | أرى أنكِ مهتمة بالإنسان البدائي يمكني أن أخبركِ المزيد عنه لو أردتِ |
| Bir şeye ihtiyacın olursa anahtar taş kaplumbağanın altında. | Open Subtitles | حسناً لو أردتِ أي شيء المفاتيح تحت السلحفاة الحجرية |
| Güzel. O zaman, istersen bir gün bir tur atarız. | Open Subtitles | حسناً، يمكننا أخذ لفة في أحد تلك الأيام لو أردتِ |
| Ama ben dönüşümün muhteşem olmasını istiyorum. İstersen seninki de olur. | Open Subtitles | أريد أن أستعيد أسلوبي وحياتي الطبيعية أنت أيضاً يمكنكِ ذلك ، فقط لو أردتِ |
| İstersen gül, ama benim yaşımdaki erkekler sinek gibi düşüyorlar! | Open Subtitles | اضحك لو أردتِ ولكن الرجال بعمري يتساقطون كالذباب |
| Eğer video gecesine katılmak istersen kapımız sana açık. | Open Subtitles | لو أردتِ أن تأتي إلى ليلة الفيديو فأنتِ مُرحب بكِ |
| - Eğer konuşmak istersen... - İstemiyorum. | Open Subtitles | حسناً , لو أردتِ أن تتحدثِ عن ذلك لا أريد |
| Kafandakileri boşaltmak istersen, beni bul ama bu geceden sonra sana güvenli bir yolculuk garanti edemem. | Open Subtitles | تعرفين طريقي لو أردتِ إخباري لكني لا أضمن خروجاً آمناً بعد الليلة |
| Kendini buraya hapsetmek istiyorsan, öyle olsun. Seni rahat bırakıyorum. | Open Subtitles | لو أردتِ حبس نفسكِ هنا فلا بأس، سأترككِ في حالكِ |
| Aptalca bir şey yapmak istiyorsan benim yapabileceğim bir şey yok demektir. | Open Subtitles | لو أردتِ فعل شيئاً بهذا الغباءِ فلا يُمكنني فعل أي شئ تجاهه |
| Seni ciddiye almamı istiyorsan ciddi bir insan olman gerek. | Open Subtitles | لو أردتِ مني قبولك فعلاً، فعليكِ أن تكوني شخصاً جاد |
| Ama bu odadan çıkmak istiyorsan önce beni öldürmek zorundasın. | Open Subtitles | ولكن لو أردتِ الخروج من هذه الغرفة عليكِ قتلي .. |
| Şarkıcı olmak istiyorsan onunla kalmalıydın. | Open Subtitles | كان من الأجدر لك البقاء معها لو أردتِ أن تصبحي مغنّية |
| Bu yüzden Eğer istersen kalanını basmamda yardım edebilirsin. | Open Subtitles | ـ جيد. لذا يمكن أن تساعدني في طباعة البقية لو أردتِ. |
| Eğer istersen, oturabiliriz. | Open Subtitles | كما تعلمين ، لأنه بوسعنا الجلوس للإستراحة لو أردتِ ذلك |
| Şu anda onu evcilleştirmene izin verebilir, Eğer istersen. | Open Subtitles | وأنا متأكد أنها ستتركك تداعبيها الأن لو أردتِ |
| Çay isterseniz mutfak şurada. Süt de buzdolabında. | Open Subtitles | لو أردتِ كوباً من الشاي ، فالمطبخ هناك وستجديناللبنفي الثلاجة. |
| Tamam... ama eğer takviyeye ihtiyacın olursa, bağır. | Open Subtitles | حسناً، لكن لو أردتِ مساعدة، فقط اصرخي |
| Eczacını değiştirmek istersen seni kesinlikle anlarım. | Open Subtitles | و سأتفهم بالكامل ..لو أردتِ تغيير صيدليكِ ، و لكن |