| Eğer sadece bana kalmış olsaydı düşünmeden rolü size verirdim. | Open Subtitles | تعرف لو أن الأمر راجع لي لأعطيتك الدور بغمضت عين |
| Eğer halkın yararıyla ilgili bir şeyse bir yana şerefi koy, bir yana ölümü, ben aynı gözle bakarım ikisine de. | Open Subtitles | لو أن الأمر يخدم الصالح العام فلو وضعت الشرف في جهة والموت في الجهة الأخرى لنظرت إليهما دون أن أستطيع التفرقة بينهما |
| Eğer bana kalsaydı, bugün bir uçağa atlar, Amerika'ya doğru yola çıkardım. | Open Subtitles | لو أن الأمر عائدٌ إلى ، لأخذت طائرة قاصداً أمريكا اليوم |
| Eğer seni mutlu edecekse, hayatım bayağı kötü gidiyor. | Open Subtitles | أنظري, لو أن الأمر سيجعلكِ سعيدة حياتي أصبحت سيئة |
| Eğer yaparsan, birimiz seni hallederiz. | Open Subtitles | لو أن الأمر كذلك فإن أحدنا سيخرجك من هنا. |
| Ama, Eğer herşey aynıysa, sanırım şu iyilik şeyini aklımda tutacağım. | Open Subtitles | لو أن الأمر كذلك، سوف أضع تلك الخدمة التي تدينين لي بها في الاعتبار |
| Eğer olay buysa kendini saklamak için... ağaç ararsın, değil mi? | Open Subtitles | إذاً لو أن الأمر هكذا فهو كان ليبحث عن شجرة ليحمي نفسه,أليس كذلك؟ |
| İnsanlar her gün sıfırdan başlıyorlar, Eğer bu karar onlar için önemli ise. | Open Subtitles | الناس يبدأون من جديد كل يوم، لو أن الأمر مهم لهم |
| Eğer,erm,dayanılmazsa,yemeğe son verebilirsin. Oh,teşekkürler. | Open Subtitles | , لو أن الأمر لا يحتمل يمكنكِ التهرب منه |
| Eğer sorun meblağ ile ilgiliyse, sevinerek katkıda bulunabilirim. | Open Subtitles | لو أن الأمر يتعلق بالمال فيسعدني أن أساهم |
| Peki, Eğer seni daha iyi hissettirecekse şimdilik sadece nörolog yüzümü gösteririm. | Open Subtitles | لو أن الأمر يشعركِ بتحسن فأنا أرتدي قبعة طب الأمراض العصبيّةِ فقط في الوقت الحالي |
| Eğer mesele onun prestijiyse o zaman kim bilir beni ne hale getirecek? | Open Subtitles | لو أن الأمر له علاقة بهيبته إذاً هو سيحاول أن يزيحني؟ |
| Ve tek istediğim Eğer mümkünse doktora karşı flörtöz bir tavır takınman. | Open Subtitles | كل ما أطلبُهُ لو أن الأمر مُمكِن أن تضعي بعض السلوكيات الغزليّة تجاه الطبيب. |
| Eğer bu kadar yolunda gittiyse, o zaman neden isim konusunda bu kadar delice davranıyor? | Open Subtitles | حسناً، لو أن الأمر سار على ما يُرام، فلمَ تتصرف بغرابة تجاه الإسم؟ |
| Ve Eğer bu, 30 yıllık sessizliğe geri döneceğimiz anlamına geliyorsa, babam şöyle derdi: "Öyleyse öyle olsun." | TED | وإذا عدنا بالزمن إلى الوراء 30 عامًا من الصمت سيقول أبي " لو أن الأمر كذلك، فهو كذلك" |
| Eğer öyleyse, çaresini biliyorsun. | Open Subtitles | لو أن الأمر كذلك، فأنتِ تعرفين العلاج |
| Eğer hoşuna gitmiyorsa, istifa edebilirsin. | Open Subtitles | لو أن الأمر لا يروق لك، يمكنك الاستقالة |
| Yani, ya Eğer buna değerse? | Open Subtitles | أقصد , ماذا لو أن الأمر يستحق؟ |
| O yüzden Eğer olaylar o noktaya gelirse. | Open Subtitles | لذلك أخبرك . . لو أن الأمر ساء |
| Eğer çok acilse ona da gerek yok. | Open Subtitles | تحتاج فقط للأب الروحي لو أن الأمر طاريء. ولا حتى لهم... |