| Lou-Lou yu çocuklarımı bana unutturmak için aldığını söylüyor. Vay... Neye inanacağımı bilmiyorum. | Open Subtitles | وأنك أحضرت لي لو لو كبديل عن الأطفال أنا لا أعرف كيف صدقتها |
| Lou-Lou burdayken zararlı olabilir di. | Open Subtitles | لو لو ربما كانت قليلا مفرغة عندما يكون الأطفال الصغار حولها |
| Gel, Lou-Lou hayatım. | Open Subtitles | هيا، لو لو حبيبي |
| Yıllar önce Lou Lou mühürlendi ve kötü şekilde yaralandı. | Open Subtitles | منذ سنوات، خُتمَ على (لو لو) بتعويذة وتلقت جراح جسيمة |
| Lou Lou'nun Siu Sin'i bu kadar sevmesine şaşmamalı. | Open Subtitles | لا عجب أن (لو لو) تحب (سين سيو) كثيراُ أُنظري، لقد حظت بفريستها |
| Sarsıldığımda yine Lulu'ya döndüm. | Open Subtitles | ما شأنكِ انت ؟ بينما كنت امر بتلك الفترة صادفت لو لو مرة اخرى |
| Bayan Lulu burada mı? | Open Subtitles | هل الآنسة لو لو بالداخل ؟ |
| Gel, Lou-Lou. | Open Subtitles | تعال، لو لو |
| Selami, Lou-Lou. | Open Subtitles | مرحبا، لو لو |
| Ve Lou Lou bu kokuyu almasaydı, bizim tarafımızdan yakalanmayacaklardı. | Open Subtitles | وما كانت (لو لو) تستطيع أن تشمُّها وما كانوا ليقعوا في أيدينا |
| Lou Lou misafirlerimize tutkulu olmamız gerektiğini söylemişti. | Open Subtitles | لو لو) أخبرتنا أن نُشبع رغبات ضيوفنا) |
| Lou Lou ona iyi şeyler getiremediğiniz için sizden şikayetçi. | Open Subtitles | ...لو لو) تشكو منكِ) لعدم جلبكِ إياها فريسة جيدة |
| Lou Lou, demiştin ki, insanlarla iblislerin arasındaki en temel fark iblislerin her istediğini yapabilmesidir. | Open Subtitles | لو لو)، لقد أخبرتيني أن الفارق الرئيسي) ...بين الإنس والجنّ هو أن الجنّ يمكنه أن يفعل ما يحلو له |
| Hayatımı kurtardın, Lou Lou. Teşekkür ederim. | Open Subtitles | لقد أنقذتِ حياتي يا (لو لو) ، شكراً لكِ |
| Burada Bayan Lulu diye biri yok. | Open Subtitles | لا توجد انسة هنا باسم لو لو |
| Lulu, çılgın erkek arkadaşı tarafından bıçaklanmıştı. | Open Subtitles | طعنت لو لو من قبل خليل غيور |
| Sen Lulu'sun. | Open Subtitles | أنت لو لو |