Uşaklarımız, silahlarını kuşandılar bu yüzden, eğer yaşamak istiyorsa, onunla evlenmek ve ve hiç sorun çıkarmamak zorunda. | Open Subtitles | خدمنا مسلحون لذا إذا أراد أن يعيش ليتزوجها و لا يرتكب أية حماقات |
Onunla evlenmek icin gittiği güne kadar başka bir kadının isminden bile bahsetmedi. | Open Subtitles | بل حتّى لم يذكر اسم امرأة أخرى أبداً حتّى حلّ اليوم الذي غادر فيه ليتزوجها. |
V evlenmek zorunda kalmayacak. | Open Subtitles | من ترحيلهم، حتى الخامس لم يكن لديك ليتزوجها. |
Onunla evlenmek için, soru soracağına çal hadi! | Open Subtitles | ليتزوجها والآن إعزف بدلاً من الأسئلة |
Bisikletçi mayosu giymişti ve kızımla evlenmek için izin istiyordu. | Open Subtitles | الذي كان يرتدي قميص دراجة ويطلب الأذن ليتزوجها . |
Musevi bir kızla tanıştı evlenmek için din değiştirdi. | Open Subtitles | فغيّر ديانته ليتزوجها |
- Dave onun ailesinden evlenmek için izin istemiş. | Open Subtitles | ديف) طلب الإذن من الوالديـن ليتزوجها) |