| Avatar hakkında bilgi toplamak için Güney Kutbu'ndan buzlu sularından Ba Sing Se'nin duvarlarına kadar cesurca bir maceraya atıldılar. | Open Subtitles | و قد سافر حول العالم ليجمع معلومات عن الأفاتار من القطب الجنوبي الباري إلى قلب با سينغ ساي |
| Manny sattığım bazı telefonları toplamak için uğradı. | Open Subtitles | ماني ياتي كثير ليجمع امواله من الهواتف التى بعتها |
| Majesteleri, çok naziksiniz ama zengin bir Yunan prensi bir ordu toplamak için elinde altınla iki hafta içinde Fransa'ya geliyor. | Open Subtitles | جلالتك، انتي كريمه جدا لكن بما ان هناك امير يوناني غني قادم الى فرنسا بعد اسبوعين ليجمع جيش .. |
| Güneş yükseldiğinde cesetlerinizi toplayacak kimse kalmayacak. | Open Subtitles | عندما تطلع الشّمس لن يكون هناك أحدٌ ليجمع جُثتكم |
| Bu arada şüphelileri toplayacak birine ihtiyacım var. | Open Subtitles | في هذه الأثناء، أحتاج لشخص ليجمع لي المشتبه بهم |
| Ama paraları toplaması için zamana ihtiyacı vardı. | Open Subtitles | ولكنه احتاج الوقت ليجمع التبرعات |
| - Sen bakkalın hesapları toplamaya... yolladığı ayak işcisisin sadece. | Open Subtitles | -أنت فقط ولدٌ مأمور مُرسل من قبل البقّال ليجمع الفاتورة |
| Evet, her şeyi paketleyip toplamak için buraya bir ekip gönderelim. | Open Subtitles | لنحضر فريق ليجمع أغراضه |
| Anlaşılan Bay Jones jeolojik bilgi toplamak amacıyla Bakanlık uydu ve yeraltı radarlarını kullanıyormuş. | Open Subtitles | يبدو أنّ السيّد (جونز) كان يستخدم أقمار وزارة الدفاع و رادارات النفاذ الأرضيّة ليجمع معلوماتٍ جيولوجيّة |
| Andrew, Jeffisonian'ın bağış toplamak için bir film çekmeye atandı, bu yüzden verebileceğimiz her şeyin erişimini ona vereceğiz. | Open Subtitles | ( اندرو ) تم تكليفة لتصوير فيلم ليجمع الاموال من اجل ( جيفرسون) لذلك منحناه الحق للوصول لكل ما نقوم به. |
| Eski borçlarını toplamak için Starling'e dönmüş. | Open Subtitles | عاد لـ (ستارلينج) ليجمع بعض الديون القديمة. |
| Sarhoş bir şoför Jerry'i öldürünce Jerry'nin çocuklarına bağış toplamak için bisikletle ülkeyi dolaşıyordu. | Open Subtitles | و كان يجوب المدينة بدراجته ليجمع المال لأجل أطفال (جيري) عندما صدمه سائق ثمل |
| Ve Bay Milton... ..bunu toplamak için burada. | Open Subtitles | وسيد (ميلتون) هنا ليجمع ... |
| Londra'daki adamımdan istihbarat toplayacak. | Open Subtitles | هو ليجمع المعلومات من إتصالات (لندن) |
| Bana bilgi toplaması için bir ajan tuttum. | Open Subtitles | وضفت عميل استخباراتي ليجمع لي المعلومات |
| Kendini toplaması için burada kalmasına izin verdim. | Open Subtitles | طلبت منه البقاء ليجمع افكاره |
| Eddie, gazete aidatını toplamaya mı yoksa dergi abonesi yapmaya mı geldi? | Open Subtitles | يمكنني الانتظار خارجا ارجوك اخبريني ان ايدي هنا ليجمع المال للصحيفة |
| Bir gün VHS kaset toplamaya çıkmış. | Open Subtitles | و فى يوم ما, خرج ليجمع شرائط فيديو |