Boyumun kısalığını hatırlatan biriyle niye çıkayım ki? | Open Subtitles | لماذا يجب علي أن أذهب مع شخص ما ليذكرني بطولي؟ |
Biliyorum, telefon gibi ötüyor ama görüşmemizden önce işemem gerektiğini hatırlatan bir alarm bu. | Open Subtitles | اعرف يبدو انه هاتف لكنه مؤقت ليذكرني ان اتبول قبل لقائنا |
Patronuna para borçluyum ve bana hatırlatmak için geldi. Hepsi bu. | Open Subtitles | أنا أدينُ لرئيسه بالمال وجاء ليذكرني هذا هو الموضع |
Her sabah yerini hatırlatmak için beni arıyor. | Open Subtitles | إنه كان يتصل بي في كل صباح ليذكرني. |
Kardeşimle ilgili hissettiklerini hatırlamam için bir sembole ihtiyacım yok. | Open Subtitles | لست بحاجة إلى رمز ليذكرني ...بما أشعر إتجاه شقيقي, لذا |
Bunca yıI buna tutundum. Bizden neyi kopardıklarını hatırlamak için. | Open Subtitles | لقد إحتفظتُ بهِ طوال تلكَ السنوات، ليذكرني بكلّ شيء جرّدونا منه. |
Ama bana zavallı Edwin'i hatırlatacak neyim olacak? | Open Subtitles | لكن ما الذي سيتبقي لي ليذكرني بادوين المسكين ؟ |
Tuvalete gitmemi hatırlatması için alarmlı saate ihtiyacım var. | Open Subtitles | أحتاج إلى منبه بساعتي ليذكرني بأن أذهب إلى الحمّام |
Bana yapmamam gereken şeyleri hatırlatan, bir yüzüğüm var artık parmağımda. | Open Subtitles | *لقد حصلت على خاتم في إصبعي * * ليذكرني بما لا يمكنني فعله * |
Bana yapmamam gereken şeyleri hatırlatan, bir yüzüğüm var artık parmağımda. | Open Subtitles | ههه! * لقد حصلت على خاتم في إصبعي * * ليذكرني بما لا يمكنني فعله * |
Kahretsin, bana ait olanları yanıma almamı hatırlatan önceki başkan Ed Koch'un kaydını neden dinlemedim ki? | Open Subtitles | تباً ، لماذا لم أستمع إلى الصوت المسجل لـ(ميور إد كوش) ليذكرني من أخذ أغراضي؟ |
Bu yüzüğü kendi güçsüzlüğümü kendime hatırlatmak için taktım. | Open Subtitles | أنا أرتدي هذا الخاتم ليذكرني بضعفي |
Yine kayıt cihazını ayarlamamı hatırlatmak için arıyor. | Open Subtitles | يتصل ليذكرني لإعداد جهاز التسجيل |
Davis hatırlatmak için en az üç kere aradı. | Open Subtitles | لقد إتصل بي ( دايفس ) ثلاثة مرات ليذكرني |
Her saat başı çalar. İlaçlarımı hatırlamam için... | Open Subtitles | إنه يدق كل ساعه ليذكرني بدوائي |
Bunca yıl boyunca ona tutundum bizden aldıkları her şeyi hatırlamak için. | Open Subtitles | لقد إحتفظتُ بهِ طوال تلكَ السنوات، ليذكرني بكلّ شيء جرّدونا منه. |
Bu alarm.. her 45 dakikada çalıp, kameraları hatırlatacak bana | Open Subtitles | هذا المنبه مضبوط ليرن كل 45 دقيقة ليذكرني بتغيير أشرطة الكاميرات |
Babam bana bu haççı verdi. Bana görevimi hatırlatması için. | Open Subtitles | والدي أعطاني هذا الصليب ليذكرني بواجبي |