| Taburcu edilmeye henüz hazır değil diyorsun sanırım? | Open Subtitles | تظنين انها ليست مستعده للنقل أليس كذلك؟ |
| İnsanlar sana hazır değil. | Open Subtitles | فقط الناس ليست مستعده لك |
| O henüz hazır değil. | Open Subtitles | ليست مستعده بعد |
| Tina, ona saygı duyduğumu biliyor ve eminim o da benimle aynı fikirdedir ki Maria gibi bir rolü üstlenmeye hazır değil. | Open Subtitles | تينا ) تعلم كم أحترمها ) وأظن أنها تتفق معي أنها ليست مستعده لدور ضخم ( مثل دور ( ماريا |
| Böyle şeylere hazır değilse, değildir. | Open Subtitles | إذا كانت ليست مستعده فهي ليست مستعده |
| - Eğer hazır değilse... ..onu bir avukatla konuşmaya zorlamayacağım. | Open Subtitles | - لن أجبرها التكلم مع محامي وهي ليست مستعده |
| Ve Milan bana hazır değil. | Open Subtitles | وميلان ليست مستعده لي. |
| Gwen hazır değil. | Open Subtitles | جوين) ليست مستعده) |