Bunu ben de biliyorum, o da biliyor. Sadece henüz kabul etmeye hazır değil. | Open Subtitles | أعلم ذلك و هي تعلم ذلك ، و رغم ذلك هي ليست مستعدّة للإعتراف بذلك حتى الآن |
Daha hazır değil. | Open Subtitles | هي ليست مستعدّة لحد الآن. |
Vay, henüz hazır değil. | Open Subtitles | إنّها ليست مستعدّة |
Çünkü daha hazır değil. | Open Subtitles | لأنّها ليست مستعدّة بعد. |
Biliyorum ama bunun peşinden koşturanlar olacaktır. Cami buna henüz hazır değil. | Open Subtitles | أعلم، لكنّ أناسًا سيأتون بحثًا عنه، و(كامي) ليست مستعدّة لهذا بعد. |
Ama tam olarak hazır değil henüz. | Open Subtitles | ...لكنها ليست مستعدّة تمامًا حتى الآن |
- Tekrar dövüşmek için hazır değil! | Open Subtitles | -إنّها ليست مستعدّة للقتال مجدّداً ! |
Claire de hazır değil. | Open Subtitles | (كلير) ليست مستعدّة. |