Ciğerlerin etrafında sıvı toplanması demektir ve oldukça tehlikelidir ve sırtına iğneyi batırıp sıvıyı çekmekten Başka seçeneğim yok. | Open Subtitles | إنه تراكم السوائل حول الرئة، و هذا خطير و ليس لدي أي خيار إلا أن أطعنك في ظهرك بهذا المحقن و سحب كل السائل منك |
Başka seçeneğim yok çünkü oğullarım için çok önemli bu. | Open Subtitles | تعلم ماذا؟ ليس لدي أي خيار لأنه مهم جدا بالنسبة لأبنائي |
- Uymaktan Başka seçeneğim yok efendim. - Bana öyle deme! | Open Subtitles | ليس لدي أي خيار إلا إطاعة سيدي - لا تدْعني هذا |
O konuda şansım yoktu. | Open Subtitles | حسناً، هذا ليس لدي أي خيار |
Daphne evleneceğine göre devam etmekten Başka çarem yok zaten. | Open Subtitles | صدقني، بسبب تزوج دافني ليس لدي أي خيار إلى أن أواصل حياتي |
Başka şansım yok. | Open Subtitles | إنه من العائلة, ليس لدي أي خيار. |
Başka seçeneğim yok, Gaalan. Silah işini bırakmamız gerekiyor. | Open Subtitles | ليس لدي أي خيار " غيلين " علي وقف الأسلحة |
Ama işin doğrusu Başka seçeneğim yok. | Open Subtitles | لكن بكل صراحة ، ليس لدي أي خيار آخر |
Başka seçeneğim yok. | Open Subtitles | أنا ليس لدي أي خيار |
- Başka seçeneğim yok. | Open Subtitles | ليس لدي أي خيار |
Başka seçeneğim yok. | Open Subtitles | ليس لدي أي خيار |
Başka seçeneğim yok. | Open Subtitles | ليس لدي أي خيار |
Başka seçeneğim yok. | Open Subtitles | ليس لدي أي خيار أخر |
Başka seçeneğim yok. | Open Subtitles | ليس لدي أي خيار آخر |
Başka seçeneğim yok. | Open Subtitles | ليس لدي أي خيار |
Benim böyle bir şansım yoktu. | Open Subtitles | يا رجل، ليس لدي أي خيار. |
Seçme şansım yoktu. | Open Subtitles | ليس لدي أي خيار. |
Başka çarem yok. O bunu kişisel yaptı, tamam mı? | Open Subtitles | ليس لدي أي خيار آخر لقد جعلتها مسألة شخصية ، حسناً ؟ |
İznini feshetmekten Başka çarem yok. | Open Subtitles | ليس لدي أي خيار سوى إلغاء تصريحك |
Başka şansım yok. | Open Subtitles | ليس لدي أي خيار |
Başka şansım yok .. | Open Subtitles | ليس لدي أي خيار |