| Bahar defileleri yattı, o yüzden yapacak pek işim yok. | Open Subtitles | لأن معارض الموضة للخريف انتهت لذا ليس لدي عمل كثير |
| Sonbahar defileleri de bitti. Yapacak çok fazla işim yok. | Open Subtitles | لأن معارض الموضة للخريف انتهت لذا ليس لدي عمل كثير |
| Senin peşine koşmaktan başka yapacak işim yok mu sanıyorsun? | Open Subtitles | هل تظن انه ليس لدي عمل سوى ملاحقتك في الطين ؟ |
| Plan öyle idi ama aksine otuzuma yaklaştım işsizim ve annem babamla beraber yaşıyorum. | Open Subtitles | -كانت هذه هي الخطة وبدلا من ذلك أنا في الثلاين من عمري ليس لدي عمل واسكن مع والديّ |
| İşsizim ben. İyi misiniz? | Open Subtitles | ليس لدي عمل هل أنتِ بخير ؟ |
| Arkadaşlarım yok. İşim yok. Evim yok, Vaughn evlenmiş | Open Subtitles | أصدقائي ذهبوا ، ليس لدي عمل ، ليس لدي منزل |
| İşim yok, kariyerim yok, evim darmadağın. Çok teşekkürler. | Open Subtitles | ليس لدي عمل, ولا مهنة, منزلي دائماً في حالة فوضى، شكراً لكم جزيلاً |
| Sizin konuşacak çok şeyiniz olduğuna eminim ama benim burada işim yok. | Open Subtitles | لذا انا متأكد انه لديكم ما تتناقشون فيه , لكن انا ليس لدي عمل هنا . |
| Ama benim düzenli bir işim yok, ve Lydia ve ben bir çift değiliz. | Open Subtitles | ليس لدي عمل مستقر وأنا وهي لسنا زوجاً |
| İşim yok. Kredim yok. İç çamaşırım yok. | Open Subtitles | ليس لدي عمل ولا رصيد ولا ملابس داخلية. |
| Güzel, zaten yapacak başka işim yok. | Open Subtitles | جيد ، لأنه ليس لدي عمل آخر |
| Benim de işim yok. | Open Subtitles | أنا ليس لدي عمل. |
| Orda işim yok. | Open Subtitles | ليس لدي عمل هناك |
| Sayende işim yok. | Open Subtitles | و الأن بفضلك ليس لدي عمل |
| Burda bir işim yok Pete. | Open Subtitles | ليس لدي عمل للبقاء هنا، بيتر |
| Tamam. İşim yok. | Open Subtitles | -حسناً ، ليس لدي عمل |
| İşim yok! | Open Subtitles | ليس لدي عمل |
| Ben işsizim. | Open Subtitles | ليس لدي عمل. |