| çünkü bu sadece Amerika ile ilgili değil, bu dünyayla da ilgili. | TED | الأمر ليس متعلقا فقط بأميريكا. الأمر متعلق بالعالم كله، أيضا. |
| Geçmişimizle de ilgili değil. Hislerini nasıl incittiğimle de alakalı değil. | Open Subtitles | ليس متعلقا بالماضي و ليس عن كيف أؤذي مشاعرك |
| Yani mesele notlarımla ilgili değil. | Open Subtitles | اذا هذا ليس متعلقا بنتائجي الاكاديمية |
| Bunun benim politik görüşüm yada onun görüşüyle ilgisi yok. | Open Subtitles | والامر ليس متعلقا بميولي السياسيه او ميولها |
| Bunun havayla ilgisi yok. | Open Subtitles | هذا ليس متعلقا بالطقس |
| İyi de bunun parayla alakası yok. Bu doğru düzgün şeyler bilmekle alakalı. | Open Subtitles | حسنا، الأمر ليس متعلقا بالمال إنه متعلق بمعرفة أرقى الأشياء |
| Konuyu saptırma. Bunun onun kadın olmasıyla alakası yok. | Open Subtitles | لا تحولي الأمر الى ذلك الامر ليس متعلقا بالجنس |
| Red, çocukların süt ürünlerini kötü kullanmasıyla ilgili değil. | Open Subtitles | ريد) الأمر ليس متعلقا بالإولاد) و لعبهم بالمنتجات اللبنية |
| Bu yaptığınız görevimizle ilgili değil. | Open Subtitles | هذا ليس متعلقا بالمهمة |
| Bu benimle ilgili değil. | Open Subtitles | الامر ليس متعلقا بي |
| Bu benimle ilgili değil. | Open Subtitles | الامر ليس متعلقا بي |
| Bu benimle ilgili değil, Tam Tam. | Open Subtitles | هذا ليس متعلقا بي تامتام |
| Bu Rhonda'yla ilgili değil. | Open Subtitles | الأمر ليس متعلقا بـ (روندا) |
| "Oy kullanma hakkının" "Acı çekmek" ile hiçbir ilgisi yok. | Open Subtitles | "حق الاقتراع" ليس متعلقا بالألم |
| Bunun Lori'yle yada Hilary'yle bir ilgisi yok. | Open Subtitles | -الأمر ليس متعلقا بــ (لوري ) أو (هيلاري)... |
| Bunun terörle alakası yok. Bu bir çeşit Işık Fae saçmalığı. | Open Subtitles | هذا ليس متعلقا بالإرهاب هذا متعلق بسخافة الفاي المضيئين |
| Güvenmekle alakası yok. Sadece birkaç haftalığına... | Open Subtitles | الأمر ليس متعلقا بالثقه انا بحاجة الى اسبوعين |