| Adamın gey olduğunu söylemeyeceğim, çünkü o kısım önemli değil. | Open Subtitles | لن أقول أنه كان شاذًا لأن هذا ليس هامًا |
| Kim olduğum önemli değil. | Open Subtitles | مَن أكون ليس هامًا. |
| Bay Crowley bu önemli değil demiyorum ama belki kaçmak için hazırlık yapmalıyız. | Open Subtitles | سيد (كراولي)، لا أقول أن هذا ليس هامًا لكن ربما يجب علينا أن نعد التحضيرات للمغادرة |
| Onu bırakın. O önemli değil. | Open Subtitles | أتركوه، إنّه ليس هامًا. |
| Ben ismim önemli değil. | Open Subtitles | -اسمي ليس هامًا. |
| - Güzel. önemli değil çünkü. | Open Subtitles | -رائع، لأن الأمر ليس هامًا . |