"ليفهم" - Traduction Arabe en Turc

    • anlamak
        
    • anlaması
        
    • anlayacak
        
    • anlayamayacak
        
    • anlamasını
        
    • anlamayacak
        
    • anlayan
        
    Tahmin edeceğiniz üzere, Robert iyi bir doktor olarak konuyu biraz daha iyi anlamak için laboratuvarıma gelmek istedi. TED و لأن روبرت طبيب جيد، فقد أراد أن يأتي إلى مختبري ليفهم الموضوع أكثر.
    Atar daha sonra nadir durumunuzu anlamak ve kaynaklar için uygunluğunuzu belirlemek için size bazı temel sorular soracak. TED سيسألك حينها بعض الأسئلة الأساسية ليفهم ظروفك الخاصة ويحدد أهليتك للحصول على المساعدات.
    Yani, insanların anlaması için, contaları çıkarırsak ne olur? Open Subtitles لذا, ليفهم الناس ماذا لو قمنا بنزع الحلقات؟
    Alfa parçacıklarının neden bunu yaptığını tamamen anlaması bir yıldan daha fazla almasına rağmen insanlığa ilk defa atomun iç yüzünü gösterecekti. Open Subtitles بالرغم من أنه سيستغرق أكثر من مدة سنة ليفهم تماماً لماذا تفعل جسيمات ألفا هذا عندما فعل هذا كان سيري البشرية للمرة الأولى
    Kendi için avlanacak ya da dönüştüğü şeyi anlayacak durumda değildi. Open Subtitles لم يكن في أي حالة ليصطاد لنفسه أو حتى ليفهم ما أصبح عليه.
    Gerçek şu ki, insan aklı çoğu sorumuzun cevabını anlayamayacak kadar ilkel. Open Subtitles الحقيقة أن عقل الانسان بدائى جدا ليفهم الاجابات على معظم أسئلتنا
    Keşke bizden daha büyük şeyler olduğunu anlamasını sağlayabilseydim. Open Subtitles انا فقط اتمنى بأنني استطيع مساعده ليفهم بأن هذا الشئ اكبر مننا جميعا
    - Bana tuzak kurdu ama bizi öldüreceklerini anlamayacak kadar sarhoş. - "Öldürmek" mi? Open Subtitles لقد نصب لي فخا، لكنهُ ثملاً جدا ليفهم انهم سيقومون بمحاولة قتلنا جميعاً. قتل؟
    Birinin iki taraflı oynadığını anlamak için şehirli polis olmak gerekmez. Open Subtitles الأمر لا يتطلب شرطي من المدينة الكبيرة ليفهم أنه هناك شخص يلعب على الجهتين
    Michael Wright 20 yıldan fazla bir süre harcayarak orijinalinin bir modelini oluşturup çalışma şeklini anlamak için uğraştı. Open Subtitles قضى مايكل رايت أكثر من عشرين عاما يحاول عمل نموذج يشبه الأصلي ليفهم طريقة عمله
    Maymunların dünyasını gerçekten anlamak için Ted, primatolog Camila Coelho ve rehber George Reinaldo'nun desteğini aldı. Open Subtitles ليفهم عالم القردة استند "تيد" لمعاونة اختصاصي المقدَمات "كاميلا "كُوِليو" والمرشد "جورج رينالدو
    Durumu anlamak için elinden geleni yapıyor. Open Subtitles إنه يقوم بما في وسعه ليفهم ذلك
    Belki senin gibi birisinin bunu anlaması imkânsızdır. Open Subtitles ربما هو شيء مستحيل لرجل مثلك ليفهم
    Belki senin gibi birisinin bunu anlaması imkânsızdır. Open Subtitles ربما هو شيء مستحيل لرجل مثلك ليفهم
    - Peki baba. Kunta'nın neden bu dünyada doğduğunu anlaması uzun zaman alacaktı. Open Subtitles أخذ (كونتا) كثيراً من الوقت ليفهم سبب ميلاده بهذا العالم،
    Temelde sizin ona yalan söylediğinizi anlayacak yaşta. Open Subtitles مما يعني انه كبير ليفهم انك اساسا تقوم بالغش
    Onun anlayacak kadar ... Open Subtitles لمده طويله بما فيه الكفايه ليفهم.
    anlayacak yaşa geldi. Open Subtitles قد بلغ من العمر ما يكفي ليفهم
    Tanrıya şükür Stewie olanları anlayamayacak kadar küçük. Open Subtitles شكرا لله ستوي صغير جدا ليفهم
    Ama lütfen o arabulucunun oğlumu ne kadar sevdiğimi anlamasını sağla. Open Subtitles و لكن ارجوك ساعد الوسيط ليفهم بأنني احب ابني
    Neler olduğunu anlamayacak kadar küçük, boş ver onu. Open Subtitles مازال صغيراً ليفهم ماذا يحدث إنسي أمره
    Nasıl kazanılacağını anlayan ama aynı zamanda doğru şeyi yapmanın veya birbirine destek olmanın kazanmaktan daha önemli olmadığını anlayan birine. Open Subtitles شخص ليفهم كيف يفوز ولكن يفهم أيضاً بأن الفوز ليس أهم من فعل الشئ الصحيح

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus