| Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi. | TED | غالباً ما يتم إختيار مواطنين عاديون لهيئات المحلفين ليقرروا المسائل الحرجة لليوم |
| İngiltere final atışını kimin yapacağına karar vermek üzere. | Open Subtitles | إجتماع الفريق الإنجليزي ليقرروا.. من يرمي الكرة النهائية |
| - En azından şu anda. Ailesi karar vermek için bir sürü vakit harcadıktan sonra öyle olmayacak. | Open Subtitles | لعله لن ينجو و هم يسرفون وقتا ليقرروا |
| İşini kaybedip kaybetmeyeceğine cuma günkü toplantıda karar vereceklermiş. | Open Subtitles | نعم ، سيقيمون اجتماع يوم الجمعة ليقرروا ما إذا سيبقى على وظيفته |
| İşini kaybedip kaybetmeyeceğine cuma günkü toplantıda karar vereceklermiş. | Open Subtitles | نعم ، سيقيمون اجتماع يوم الجمعة ليقرروا ما إذا سيبقى على وظيفته |
| Ooh! Kasaba Bay Burns`ten alınan paranın nereye harcanacağına karar vermek için toplanacakmış. | Open Subtitles | سيقيمون إجتماع مدنيّ ليقرروا كيف سيصرفوا أموال السيد (بيرنز) |
| - Buna karar vermek jürinin işi. | Open Subtitles | ذلك لهيئة المحلفين ليقرروا |
| - Buna karar vermek jürinin işi. | Open Subtitles | ليقرروا المحلفين لهيئة ذلك |
| Unutmayın; Lincoln Center gibi yerler bu yarışmaları kiminle ilgileneceklerine karar vermek için kullanır. | Open Subtitles | ليتذكّر الجميع، أن مركز (لينكولن) وأقسامه يستخدمون .هذه البطولات ليقرروا مَن يعجبهم أو لا يعجبهم |