| Yangın konusunda yanılsa da bunun kasten yapıldığını düşünüyorsa suçlayacak birini bulana kadar durmayacaktır. | Open Subtitles | ، فحتى إن كان مخطئاً بشأن الحريق و اعتقد أنه كان مقصوداً ، فلن يتوقف حتى يجد أحداً ليلومه على ماحدث |
| Hep bir bahane ya da suçlayacak birini bulan korkağın teki. | Open Subtitles | إنّه جبان دائمًا لديه عذرٌ أو شخصٌ آخر ليلومه. |
| Ama Foster'ın suçlayacak birine ihtiyacı var. O da şu an sensin. | Open Subtitles | ويريد شخص ليلومه وهذا الشخص هو أنت |
| suçlayacak adam arıyor. | Open Subtitles | إنه يبحث عن شخص ليلومه فحسب |