| Limpet'in kışkırtılmaya çok müsait bir bölgede yürütüldüğünü biliyorsun. | Open Subtitles | ليمبت يعمل في المنطقة الحارقة للغاية |
| Limpet yaklaşık bir seneden beri süregelen Washington merkezli silahlanma karşıtı standart bir gizli operasyon. | Open Subtitles | (ليمبت) هي عملية جارية مضاد للأسلحة مقرها هو (واشنطن) عمليات تعقب قياسية، وتدار لما يُقارب عام |
| Şimdi Amerikalılar yoldan çekildiğine göre Limpet son buldu. | Open Subtitles | ،الآن الأمريكيين خرجوا و(ليمبت) ماتت وإنتهت |
| Hadi bize Limpet'ten bahset. | Open Subtitles | أخبرنا عن (ليمبت) |
| Bana Limpet hakkında yalan söylüyorsun. | Open Subtitles | (كنتِ تكذبين علي بخصوص (ليمبت |