Tanrı bize gerçeği bulmak için bilgelik versin, - | Open Subtitles | ليمنحنا الرب الحكمة لنكتشف الحق و الأرادة لأختياره |
Tanrı bize gerçeği bulmak için bilgelik versin, - | Open Subtitles | ليمنحنا الرب الحكمة لنكتشف الحق و الأرادة لنختاره |
bize tekrar yeni bir hayat verebilmek için bu tarafa geçmeyi bekliyor. | Open Subtitles | ينتظر أن يعبر ليمنحنا حياة جديدة مرة أخرى |
Majestelerine bizim için ünvan ya da en azından biraz toprak vermesini isteyebilirsin. | Open Subtitles | إنه بيدك أن تسأل الملك ليمنحنا ألقاب أو على الأقل أراضي |
- Kimse bize bilgi vermek için sıraya girmiyor. | Open Subtitles | لن يتنازل احد ليمنحنا المعلومات الاستخباراتية |
- Acil serviste bu kızın hayatını kurtarmak için bize zaman kazandıracak tek bir prosedür var. | Open Subtitles | هذا هو الاجراء الذي بإمكاننا فعله ليمنحنا المزيد من الوقت حتى ننقذ حياه هذه الفتاه في غرفه الاستعجالات |
Dün gece bir polisi tehdit ederek bize zaman kazandırmasını istedi. | Open Subtitles | بالأمس قام (فيرون) بتهديد احد عناصر الشرطة ليمنحنا الوقت |
bize bir fırsat tanımak için geride kalmayı seçti. | Open Subtitles | إختار البقاء ليمنحنا الفرصة |
bize fırsat kazandırmak için geride kalmayı tercih etti. | Open Subtitles | أختار البقاء ليمنحنا الفرصة |
bize yer açın biraz. | Open Subtitles | ليمنحنا الجميع بعض المساحة. |
- Belki bize bir fırsat veriyordur. | Open Subtitles | ) ربما ليمنحنا فرصة للدخول |
Şoförüne biraz para verdim bizi bir süre yalnız bırakması için. | Open Subtitles | رشوت السائق الجانبي ليمنحنا بعض الخصوصية |
Bizim için iyi olucak. | Open Subtitles | سوف يحضر قريبا وهذا جيد ليمنحنا فرصة للحديث |
Kibrimizi kırmak ve lütfunu daha fazla göstermek için bizi zor duruma soktu. | Open Subtitles | أنه فعل هذا بنّا ليمنحنا درساً في التواضع وليرينا المزيد من نعمته. |